ERAY ŞEN/HATAY
Deprem felaketinin ardından en güçlü olduğu narenciye, zeytin ve zeytinyağı gibi tarımsal üretimle yeniden ayağa kalkmaya çalışan Hatay, zeytinyağında yaklaşık 7 ay uygulanan ve bir ay önce kaldırılan ihracat yasağı nedeniyle sorun yaşıyor. Türkiye’nin toplam zeytin üretiminin yüzde 10’unu karşılayan Hataylı zeytin üreticileri, ekim sonunda başlayan hasattan verim açısından memnunken, fiyat konusunda ise mutsuz. Üreticiler, ihracat yasağı nedeniyle zarar eden tüccarın, yasağın kalktığı yeni sezonda düşük fiyat teklif ederek, zararını çıkarmaya çalıştığını belirtiyor. Sektörde üretim maliyetleri arasında ilk sıraya yükselen yüksek işçilik ücretleri de bir başka sorunu oluşturuyor. Zeytin hasadında ülke genelinde en düşük yevmiye 800 lira ile Hatay’da, en yüksek rakam ise 1.500 lira ile Çanakkale’de uygulanıyor.
“150 bin ton zeytinyağının değerleri bozuldu, elimizde kaldı”
Zeytin ve zeytinyağında yaşanan sorunları, sektörün önemli oyuncularından Yahya Kemal Nalçabasmaz ile Antakya Ziraat Odası (AZO) Başkanı Mehmet Muzaffer Okay, EKONOMİ gazetesine anlattı. Hatay’da 3 bin dekar alandaki 100 binden fazla zeytin ağacı ile aile olarak Türkiye’nin 8’inci büyük zeytin üreticisi olduklarını belirten Nalçabasmaz zeytinyağında ihracat yasağının 7 aylık uygulamadan sonra bir ay önce kaldırıldığını hatırlatarak, “Türkiye, geçtiğimiz sene ürettiği 420 bin ton yağın 150 bin tonunu ihraç edemedi. Mal düzgün stoklanmadığı için değerleri bozuldu. Şu anda ihraç edilemez kıymetlerde ve elimizde patladı” dedi. İhracat yasağının iç piyasada sıkıntı yaşanmaması adına getirildiğini hatırlatan Nalçabasmaz, “Ancak iç piyasada da dışarıdaki fiyat geçerli oldu ve litresi 270 lirayı buldu. Yani yasağın hiçbir fonksiyonu olmadı. Anlamsız bir 7 ay geçti. Çiftçinin elindeki malı alan ihracatçı şimdi iflas etmiş durumda ve bu zararını düzeltebilmek için dünyada olmayacak kadar kötü fiyatlarla mal alıp zararını çıkarmaya çalışacak” diye konuştu.
“Dünya fiyatının 40 lira altında teklif ediliyor”
Dünyada güncel zeytinyağı fiyatının ortalama 5 Euro civarında olduğunu ifade eden Yahya Kemal Nalçabasmaz şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünyada kalitesine göre 180-190 lira aralığında. Bizde ise beklenti 135- 140 lira civarında. Dünya fiyatı 180, içerideki 140 lira. İhracatçı dünyaya 180’e satacağı yağı, üreticiden 40 lira aşağıda almak istiyor. İç piyasaya mal tedarik eden büyük zeytinyağı işletmeleri veya firmaları, binlerce ton stok etmek için krediye ihtiyaç duyar. Bu da altı ayda yüzde 30 finansman maliyeti demektir. Şimdi yurt dışı fiyatını yüzde 30 aşağı indirerek fiyat açıkladılar, bunu da beğenmiyorlar, 30’un da altına getirmeye çalışıyorlar. Borcu olan, kiralayarak üretim yapan üreticinin bu sene bu işin içinden çıkması mümkün değil, iflas ederler.”
“Afrin zeytinyağı sorunu beş yıldır çözülemedi”
Beş yıldır sektörün ‘baş ağrısı’ olan Afrin zeytinyağı konusuna değinen Nalçabasmaz şunları söyledi. “Türk çiftçisini Afrin zeytinyağı ile terbiye etmek istiyorlar. Türkiye’nin bu yarası kanamaya devam ediyor. İhraç kaydıyla alınan mallar, 6 ay süreyle ihraç edilebilme yetkisinden dolayı, iç piyasaya dağıtılıyor. Giren mala herhangi bir takip sistemi yok. Bunun çözümü için giren malın kapıda gümrüklü sahada işaretlenip serbest bölgeye kadar boşaltılmamasını sağlamak lazım.” Nalçabasmaz, Türkiye’nin toplam üretiminin yüzde 10’unun gerçekleştiği Hatay’da bu yıl zeytin rekoltesinin geçen yıla göre yüzde 25 artışla 34 bin ton civarında beklendiğini sözlerine ekledi.
■ “800 lira yevmiyeye işçi bulunamıyor”
Antakya Ziraat Odası Başkanı Mehmet Muzaffer Okay, geçen yıl 350-400 lira olan yevmiyenin bu yıl 800 liraya çıktığını, buna rağmen hasatta çalışacak işçi bulma sorunu yaşandığını söyledi. Okay, “Bu sene girdi maliyetleri ve özellikle işçilik çok yüksek. En büyük maliyet kalemi işçilik. İşçi bulmak zor. Suriyeliler de çalışmak istemiyor. İşçi yevmiyesi geçen sene 350- 400 liraydı, bu sene 800 lirayı buldu. Eskiden hasat yapanlar ürünün üçte 1’ine topluyorlardı. Şimdi ürünün yarısını isteyen oluyor. Ürün zayıfsa, amele toplamak istemiyor” dedi.