AHMET USMAN / DENİZLİ
Teknik tekstil ürünlerinin otomotiv sektöründe giderek daha yoğun şekilde kullanıldığını dile getiren Uspar Tekstil Genel Müdürü Fevzi Uslu, “Biz de bu kapsamda otomotiv sektörüne yönelik yüksek kaliteli, dayanıklı ve sürdürülebilir tekstil ürünleri sunma misyonumuzu sürdürüyoruz. Ana işimiz 1986’dan beri sürdürdüğümüz iplik üretimi. 2008’de yaptığımız Air-Jet dokuma teknolojisi yatırımı ile ev tekstili ve dış giyim kumaşlarının yanı sıra teknik kumaş üretimine de başladık. Şu an dokuma konusunda yolumuza teknik tekstil ürünleriyle devam ediyoruz” dedi.
Teknik tekstilde zımpara bezi, konveyör bantlarının bezleri, petrol boru hatlarındaki filtrelerin bezleri, yanmaz kumaşlar, elektrik geçirmeyen kumaşlar gibi geniş bir ürün yelpazesine sahip olduklarına dikkat çeken Uslu, “Ürettiğimiz kumaşların tamamına yakınını yurt dışına satıyoruz. Yurt içine zımpara bezi satışlarımız var. Ayrıca bazı elektrikli otomobil markalarının koltuk kumaşlarını da biz veriyoruz. Bu konuda yakın zamanda müşteri yelpazemize yeni bir marka daha eklenecek. Bu markanın koltuklarını üretecek partnerimizle anlaşma sağladık. Numuneleri dokuduk, denemeler devam ediyor” diye konuştu.
Teknik tekstilde döşeme kumaş, tente kumaşı, koruyucu iş giysileri, zımpara, kaplamalı kumaş, otomotiv endüstrisi, medikal, ev tekstili gibi sektörler için üretim yaptıklarını dile getiren Uslu, “Kumaşlarımızda kullandığımız ipliklerin yüzde 95’ini kendi bünyemizde üretiyoruz. Çok özel bazı ürünler için dışarıdan iplik alıyoruz. Müşterinin isteği ve kalite standartlarımızı sağlamak için bünyemizde bulunan özel laboratuvarlar ile hammadde, iplik ve ham kumaşa fiziksel testler uyguluyoruz. Ürünlerimiz sıkı bir kalite kontrol sürecinden geçiyor” dedi.
“İşçilik maliyeti zorluyor”
Geçen yıl dünyada seçimler, resesyon, politik sıkıntılar; yurt içinde ise kredi faizlerinin yüksekliği, yüksek maliyetler ve düşük kurlar gibi pek çok sıkıntı ile boğuştuklarını vurgulayan Uslu, “İplik fabrikalarımızdan birini geçici olarak kapatmak zorunda kaldık, dokuma tesislerimizi ise ilk 3 ay yüzde 50, sonrasında yüzde 60-70 kapasite ile çalıştırabilirdik. Tam kapasiteyi ancak eylül ayından sonra yakalayabildik. İşçilik başta olmak üzere yüksek maliyetler nedeniyle rekabetçiliğimizi kaybettik. Eskiden işçilik giderimiz enerji giderimizin üçte biri kadarken, artık enerji maliyetini geçti. Avrupa’daki üreticiler ile bile rekabette zorlanıyoruz” diye konuştu.