MAHİR SOLMAZ/DİYARBAKIR
Türkiye'de başta mermer ve madencilik olmak üzere çeşitli sektörlerde faaliyetler yürüten Dimer Mermer, Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde 1987 yılında krom üretimi ile başladığı hikayesini 38 yıl sonra yine Kulp ilçesinde açtığı mermer ocağı ile devam ettiriyor.
Dimer Mermer Yönetim Kurulu Başkanı Latif Türk, Kulp'ta çıkan Lavina isimli taşlarının dünya pazarında talep gördüğünü 38 yıl sonra baba ocağı Kulp'ta tekrar faaliyet göstermenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Amcası merhum Raif Türk ile 1987- 1988 yıllarında krom üretimi yaparak ticaret, üretim ve ihracata adım attıklarını ifade eden Latif Türk, "Kulp'un batısında beş kamyon krom çıkarıyorduk. Bunları katırlarla köyün dibine taşıyor, oradan da traktörlerle kamyonun geleceği yere sonra da İskenderun'a gönderiyorduk. Daha sonra mermer sektörüne adım attık. 1992 yılında Kulp'ta yaşanan acı olaylar nedeniyle buradaki faaliyetlerimizi durdurduk. Akabinde Diyarbakır'ın Hazro ilçesine geldik." dedi.
"Orient Pink" adını verdikleri Dimer'in pembe taşını ilk olarak 1995 yılında ürettiklerini belirten Latif Türk, "1999 yılında Hani ilçemizde 'Tigre Bej' ile başladık. Orası da ciddi anlamda Türkiye'nin önemli havzalarından biri oldu. O dönem Hani havzasında 700'e yakın çalışan vardı. İhracat ağırlıklı çalışıyorduk. Fabrika yatırımlarını ise 2000 yılında yaptık. İlk makinamızı o dönem çalıştırdık. Şu anda OSB'de 90 dönüm bir alanımız var. Oranın içinde başka bir proje geliştirip yeni yatırımlarla değerlendireceğiz. Yatırımın ne olacağı konusunda araştırmalarımız var. Ama mermer sektörünün dışında bir yatırım olacak." diye konuştu.
Kulp'ta "Lavina" adını verdikleri bej renkli mermer üretimi yaptıklarını söyleyen Latif Türk, şunları kaydetti: "Lavina dış cephe taşı ve proje taşı olarak kullanılıyor. Hem iç piyasada hem de yurt dışında ciddi talep gören bir taş. Adıyaman ocağımız var. Diyarbakır'da ocağımız var. Samsunda bir ocağımız var. Adıyaman'da Emperador taşımız var. Samsunda Lutra adında gri bir taşımız var. Dimer her yıl bünyesine yeni bir ürün koyacak. Gelecek yıl için Kayseri'de planlamalarımız var. Kayseri'de bej bir taşımız var. İsmini henüz belirlemedik. İzinlerimiz çıkaraksa 2025 yılının sonunda o ocağımızı devreye alabiliriz. Mermerde şu da vardır. Ocağı devreye almanızdan ziyade çıkan ürünü satamadığınız sürece o ocak bir anlam ifade etmiyor. Mesela Kulp'taki Lavina taşımız, bu taşta biz bu eşiği aştık. Mermer; siz fatura ederseniz mermerdir, değerdir. Mermerde klasik zemin döşemesinin dışına çıkıyoruz. Ama madenler öyle değildir. Önemli olan rezerv olmasıdır. Cevherin zenginliği önemlidir. Mermer tekstil gibidir. Hem emek yoğun bir sektör hem de modası vardır."
Toplam üretimlerinin yüzde 80'ini ihraç ettiklerine dikkat çeken Türk, "Türkiye'ye yani iç piyasaya ürün satmak zordur. Buradan ister Amerika'ya gönderin yani Mersin limanından, ister Uzak Doğu'ya gönderin 35-40 dolara gidiyor. Buradan İstanbul'a da o paraya gidiyor. Aslında haksız rekabeti yurt dışında da yaşıyoruz. Biz İran, Avrupa, Afrika ülkeleri, Arap ülkeleri ile rekabet etmeye gayret gösteriyoruz. Bunun için Diyarbakır'da ilk çatı GES'i Dimer Mermer yaptı. Çınar'da geçtiğimiz yıl GES kurduk. Toplamda 5 megawattlık 2 santral kurduk. Çevreye karşı hassasiyetimizde örnek çalışmalarımız var. Adıyaman ocağımızda sıfır atık ile çalışıyoruz. Bu ocağımızda kırma eleme tesisimizi kurduk. Atıkları tekrar ekonomiye kazandırıyoruz." dedi.
Mermerin Türkiye'de renk ve çeşidinin dünya ölçeğine göre fazla olması nedeniyle arz ve talepte bir dengesizlik olduğuna değinen Latif Türk, "Çok fazla üretim var. Bu fazlalıkta haksız rekabeti getiriyor. Haksız rekabet de ürünü değersiz kılıyor. Şu anda doğal taş, mermer geriye düştü. Yapay taşlar, doğal olmayan taşların da sektöre etkisi çok oldu. Özellikle Hindistan'a gidin Çin'e gidin doğal taş işleyen büyük firmaların birçoğu yapay taşa dönmüş. Bizim böyle bir düşüncemiz yok. Pandemiden sonra özellikle Çin kendi taşlarına döndü. Kendi iç piyasamızda renk ve çeşit bol olduğu için de avantaj var. Yurt dışında da böyle etkenler olunca mermer sektörü yatırımcısı tedbir almak durumundadır.. Birçok yatırımcı sektör değişiyor veya sektörü bırakıyor." ifadesini kullandı
Geçmişte ürettiğimizi satabiliyorduk diyen Türk, "Şimdi satacağınızı üretmemiz gerekiyor. Satıyorsan üret. Sektörün geneli için söylüyorum. Geçmişte ürettiğimiz her şey satılıyordu. Bugünlerde ise satamıyorsan üretemezsin , üretiyorsan gidersin. Maden yasası, maden kanunu da bu durumlarla çok alakalıdır. Böyle olunca bir sınırlama getirilmesi gerekiyor. Ruhsatlar küçülmüş. Ruhsatların küçülmesi demek birçok kişinin aynı ürünü pazarlıyor satıyor olmasıdır. Firma kazanmıyor, ülke kazanmıyor, ayrıca firmanın kazanmadığı yerde kimse kazanamaz." dedi