AYSEL YÜCEL
Armatörler, ABD limanlarına uğrak yapan Çin yapımı gemilerden alınması planlanan ek ücretler için B planı yapıyor. Gemi kira sözleşmelerini yeniden gözden geçirilirken, ABD dışı rotalara yönelme planı da yapılıyor.
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) Çin'de inşa edilen veya Çin tarafından işletilen gemilere sefer başına 1,5 milyon dolara varan yüksek liman ücretleri uygulanması önerisinde bulunmuştu. Çin'in gemi inşa ve denizcilik sektörlerindeki manipülasyon ve hakimiyet iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gerekçelendirilen bu önlemde, nihai teklifl erin nisan ayında açıklanması bekleniyor. Armatörler ve lojistik operatörleri olası mali sonuçlara hazırlanırken, gelişen mevzuat ortamında yollarını bulmaya çalışıyorlar.
Çin yapımı gemiler küresel denizcilik kapasitesinin üçte birinden fazlasını temsil ediyor. Konteyner filolarının yaklaşık yüzde 30'u ve kuru yük gemilerinin yarısına yakını Çin yapımı gemilerden oluşuyor. Küresel uzmanlar, armatörler ve gemi kiralayanların, Çin yapımı gemileri hedef alan beklenen ABD liman ücretlerine hazırlanmak için kira sözleşmelerini gözden geçirdiğine işaret ediyor. USTR önerileri henüz sonuçlandırmamış olsa da, denizcilik firmaları şimdiden anlaşmalara koruyucu maddeler eklemeye başladı. Sektör kaynaklarına göre, bu yeni hükümler, uygulanan vergilerin mali sorumluluğunu kısmen ya da tamamen kiracılara yüklüyor. Bazı sözleşmeler, yük ile ilgili masrafl ar için kullanılan mevcut hükümleri yansıtıyor. Gerçekleşmeleri halinde tüm harç ve vergilerin kiracılar tarafından karşılanacağını öngörüyor. Diğerleri ise armatör katkıları için bir üst sınır belirleyerek fazla masrafl arın kiracılar tarafından karşılanmasını öngörüyor.
Yunan brokerlik şirketi Xclusiv Shipbrokers, USTR'nin önerisinin gemi alım satım piyasasını da etkilemeye başladığına dikkat çekti. Bazı armatörler, filosundaki Çin yapımı gemileri elden çıkarma telaşına düştü. Çin yapımı olmayan gemilerin piyasanın üzerinde fiyata satıldığı belirtiliyor.
Düşük marjlı mallarla uğraşan, müşteriye yansıtmak zorunda
USTR'nin Washington'da yakın zamanda düzenlediği bir oturumda ABD'li milletvekilleri, işçi sendikaları, çelik üreticileri ve denizcilik yöneticileri bir araya gelerek önerilen vergiler konusunda keskin görüş ayrılıkları olduğunu ortaya koydu. Birçoğu Çin'in gemi inşasındaki hakimiyetine ilişkin endişelerini dile getirirken, diğerleri aşırı ücretlerin tedarik zincirlerini bozabileceği ve kilit endüstriler için maliyetleri artırabileceği konusunda uyardı. Uzmanlara göre, petrol taşımacılığı gibi yüksek değerli kargo sektörleri için şirketler ekstra maliyeti minimum etkiyle karşılayabilir. Sefer başına 24.000 TEU'ya (yirmi fit eşdeğer birim) kadar taşıma yapan büyük konteyner taşıyıcıları da masrafı çok sayıda sevkiyata dağıtarak etkiyi hafifl etebilir. Ancak, taze ürün ihracatçıları gibi düşük marjlı mallarla uğraşan sektörler, artan maliyetleri tüketicilere yansıtmaktan başka çareleri kalmayacağından korkuyor.
MPC Container Ships ASA'nın eş CEO'su Moritz Fuhrmann, bu hafta Singapur'da düzenlenen bir denizcilik panelinde, “Önerilen vergi, nihayetinde müşterilere yansıtılacak olan ayarlanabilir bir rakam” dedi.
Maersk, MSC ve ZIM gibi büyük taşıyıcılar büyük ölçüde Çin yapımı tonaja güvendikleri için, ücretlerin muhtemelen Çinli olmayan filolara sahip operatörlere ayrıcalık tanıyarak rekabet ortamını bozacağı öngörülüyor.
TAB Başkanı Ergenç: Farklı rotalara yöneliriz
Bazı Türk denizcilik şirketlerinin genç filosunda Çin yapımı gemiler ağırlıkta. Dolayısıyla ABD Ticaret Temsilciliği'nin (USTR) bu kararı, Türk armatörleri de endişelendiriyor. Türk Armatörler Birliği (TAB) Başkanı Cihan Ergenç, bu kararla sadece Çin’in değil ABD’li, Yunan, Avrupalı ve Türk armatörlerin de cezalandırıldığını ifade ederek, “Bu doğru değil ve uluslararası hukuka aykırı. BIMCO, ICS gibi uluslararası denizcilik örgütleri de kararın yanlış olduğunu belirten yazılar yazdı ve geri adım atılması gerektiğini vurguladı. ABD Başkanı Trump'ın ne yapacağı henüz net değil. Uzun bir süreç, takip edip göreceğiz. Kararın gözden geçirilmesini bekliyoruz” diye konuştu. Ergenç, bu adımın en çok ABD ekonomisine zarar vereceğini, navlundaki artışın enfl asyonu körükleyeceğini ve tedarik zincirinde büyük kırılmalara neden olabileceğini söyledi. Ergenç, teklifin kabul edilmesi halinde Türk armatörlerin Çin yapımı gemilerini satmak yerine farklı ticaret rotalarına yöneleceğini söyledi.
Petrol ve enerji sektörlerinde alarm zilleri çalıyor
Clarksons Research, geçen yıl ABD limanlarına uğrayan ve Çin'le olan bağlantıları nedeniyle 1,5 milyon dolarlık maksimum ücretle karşı karşıya kalabilecek gemilerin sayısını yaklaşık 37 bin olarak hesaplandı. Birden fazla limana uğramaları nedeniyle en fazla konteyner taşımacılığı bu durumdan etkilenecek. Petrol ve enerji sektöründe de alarm zilleri çalıyor. Çin yapımı tankerler halihazırda ABD petrolünün ve rafine ürünlerinin önemli bir bölümünü taşıyor. Amerikan Petrol Enstitüsü, önerilen ücretlerin ABD ham petrol ihracatını yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabileceği ve tüketicilere yılda 30 milyar dolara kadar ek maliyet getirebileceği uyarısında bulundu. Nakliye şirketleri, tüccarlar ve liman yetkilileri, yürürlüğe girmesi halinde ücret yapısının tedarik zincirlerini aşağıya çekeceğini ve sadece ihracatçıları değil tüketicileri de etkileyeceğini savunuyor.