HİLAL SÖNMEZ
Son 20 yıl içerisinde 20 kattan fazla büyüme gösteren mobilya ihracatında Türkiye, zor yıl 2023’te dünya ortalamasının üstünde bir performans sergiledi. 2023’te küresel piyasalarda mobilya ticareti yüzde 9’a yakın gerileme gösterirken, Türkiye’nin geçen yılki ihracatı yüzde 2,1 düşüşle 5,2 milyar dolar oldu. Yine de diğer ülkelerden daha iyi bir performans gösterdiğimiz için küresel pazar payımız arttı ve ülke olarak yüzde 1,8 payla en büyük 7. mobilya ihracatçısı konumunda yer alıyoruz.
Türkiye’nin küresel piyasalarda emin adımlarla ilerleyişine en büyük katkıyı sunan illerin başında, ‘mobilya kenti’ olarak anılan Kayseri’nin büyük payı bulunuyor. Mobilyada yıllar içinde oluşturduğu güçlü bir sanayi yapısı var Kayseri’nin. Türkiye’nin ilk mobilya kümelenmesi Kayseri’de oluşturuldu. Yani nihai ürün imalatı kadar, sanayiye hizmet eden tedarik sanayisi de son derece gelişmiş durumda.
Sektöre kanepe, koltuk ve yatak üretimiyle başlayan Kayserili sanayiciler, bugün teknolojik gelişmeler ve yeni yatırımlarla mobilyanın her dalında üretim gücüne sahip. Oturma gruplarından çocuk ve genç odasına, büro mobilyalarından bahçe mobilyasına, yatak-baza üretiminden özel tasarım siparişlere kadar mobilyanın her dalında, üretim kapasitesi ve kalitesiyle ön plana çıkan Kayseri, adetsel olarak da Türkiye lideri.
Fuarların gücü daha da artıyor
Her 10 sandalyenin 4’ü, 10 kanepenin 7’si, 10 koltuğun 3’ü, 10 bazanın 3’ü, 10 oda takımının 2’si, 10 yaylı yatağın 6’sı, 10 sünger yatağın 8’i Kayseri imzasını taşıyor. Yine Türkiye’de üretilen helezon yayın yüzde 84’ünün, keçenin yüzde 45’inin, süngerin yüzde 33’ünün, kapitonenin yüzde 10’unun ve yataklık/döşemelik kumaşın yüzde 18’i’nin Kayseri’de üretiliyor. Türkiye’deki 20 büyük mobilya üreticisinin 11’i Kayseri’de faaliyet gösteriyor.
Kayseri’de mobilya endüstrisine yön veren sivil toplum kuruluşları, odalar ve yatırım heyecanı yüksek şirketleri, gösterdikleri performansı daha ileri noktalara taşımak için harekete geçti. Amaç, katma değeri artırmak, mobilya kentinin potansiyelini, küresel ölçekte büyütmek olarak kondu. Kentte, ileri teknolojiyle projelendirilen, sürdürülebilir üretim metodlarıyla ölçeği büyüten yeni yatırımlara imza atılıyor. Yanı sıra satış ve pazarlama alanlarında yeni projeler devreye alınırken, nitelikli istihdam için de çalışma yürütülüyor. Bu noktada ortak akıl oluşturarak sektörde var olan açığı kapatmaya çalışan kent sanayicisi, mevcut istihdam yapısının korunması için de devlet desteğine ihtiyaç duyuyor.
Hacimli ve entegre üretim tesisleriyle, adetsel anlamda ortaya koyduğu büyük üretimlerle, dünyadaki büyük alıcıların talebine hızlı cevap verebilen şehir, geleneksel hale getirdiği mobilya fuarlarıyla daha fazla uluslararası alıcıyı Kayseri’ye getiriyor. Sektör temsilcileri, Kayseri’ye gelen yabancı profesyonel alıcıların, organize sanayi bölgelerindeki fabrikaların büyüklüğünü, hacmini ve teknolojik donanımını gördüklerinde etkilendiklerini ve daha fazla işbirliği oluşturma noktasında adım attıklarını ifade ediyor.
“2025 yılında 10 farklı fuar yapacağız”
MEHMET YALÇIN - KAYSERİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ YKB
“Kayseri OSB’de 1500 fabrikamız ve 1605 şirketimiz var. Bu şirketlerimizdeki toplam istihdam ise 110 bin kişi civarında. Mobilya sektöründe faaliyet gösteren şirket sayımız ise 440 ve 35 bin kişi civarında istihdam sağlıyorlar. Türkiye’nin lider mobilya üreticisi Kayseri, organize sanayi bölgemizin de yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Kayseri’nin birinci ve en büyük organize sanayi bölgesiyiz ve bünyemizdeki en küçük parsel 5 bin metrekare. Üretim tesislerimiz ise en az 3 bin 500 metrekarelik kapalı alanlardan oluşuyor. 20 bin metrekareleri bulan üretim tesislerimiz var. Fabrikalarımız entegre, yeterlililk, kapasite ve teknoloji bakımından sahip olduğu donatılar sayesinde de dünyadaki profesyonel alıcıları Kayseri’ye getirmeyi başarıyor. Bizde göreve geldiğimiz zaman Kayseri’yi fuarlar şehri yapmak için söz vermiştik. Bugün geldiğimiz noktada çok başarılı, uluslararası alıcıları getiren, gelenekselleşmiş bir mobilya fuarına ev sahipliği yapıyoruz. 2025 yılında da 10 ayrı fuar için şimdiden anlaşmalarımızı yaptık. Fuar için Kayseri OSB’ye gelen yabancı alıcılar, fabrikalarımızın ölçeğini, büyüklüğünü, seri üretim kapasitesini ve tasarımlarını gördüklerinde etkileniyorlar ve işbirliklerini artırmak istiyorlar. Şirketlerimizle birlikte kol kola çalışarak, 2025 yılında Kayseri mobilyasının en az yüzde 25 oranında büyümesini sağlayacağız. Uzun vadede ise Kayseri, tüm küresel ekonomiler içinde bir numaraya yükselecek.”
“Mobilya sektöründeki zorlukları devletimizin desteğiyle aşabiliriz”
SEDAT BÖYÜK KAYSERİ - SANAYİ ODASI MOBİLYACILAR MESLEK KOMİTESİ BAŞKANI
“Mobilya sanayisinin sürdürülebilirliği için özellikle hassas dönemlerden geçerken maliyetlerin üstümüzden alınması lazım. Bizim sektörümüz makinadan çok elemanlarımıza bağlı. Makineyi iş olmadığında kapatabilirsiniz ama elemanlarınıza iş olsa da olmasa da ödemesini yapmak zorundasınız. Mağazalarda satışlar düştüğü zaman sanayiciler mutlaka işçi çıkarmaya gidiyor. Ancak böyle dönemlerde kaybettiğimiz işçilerimizi, bir süre sonra işler açılıp üretim yoğunlaştığında tekrar bulamıyoruz. Dolayısıyla böyle günlerde de iş gücümüzü, insan kaynağımızı kaybetmememiz gerekiyor. Ancak şartlar da işvereni maalesef işçi çıkarmaya itiyor. Pandemide olduğu gibi bu sıkışmada da devletimizin özellikle işçilik maliyetleri için ödenek sağlaması gerekir. ‘Çalıştığınız zaman siz, çalışmadığınız zaman biz ödeyeceğiz maaşları’ demeli devlet. Aksi takdirde yollarımızı ayırdığımız elemanı, tekrar işler açıldığında kazanmakta da zorlanıyoruz. Yani kazanımlarımız hem işletme hem de devlet olarak kayba uğruyor. Ben buradan mesaj vermek istiyorum. Elemanlarımız bizim için çok değerli. Devletimiz bizim için çok değerli. Her şey vatanımız için ama öncelikle gemilerimizin de limana ulaşması gerekiyor. Bunun için de mutlaka devlet- özel sektör birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Fabrikalar patronların değil, devletin kontrolünde olmalı. Bu konuda, gelişmiş ülkelerde uygulanan sistemleri inceleyerek örnek alabiliriz. Diğer yandan sanayicilerimiz için de bir mesaj vermek gerek; sıkışma dönemleri kendimizi analiz etmek için bir fırsat olmalı. Model fabrika gibi süreçlerimizi iyileştirecek, dönüştürecek ve daha verimli hale getirecek yapılarla mutlaka işbirliklerine gitmeliyiz.”