ADANA/EKONOMİ
Adana Ticaret Borsası (ATB) şubat ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Şahin Bilgiç, üretimde yaşanan sorunlara değindi. Son dönemde kuraklık, sulama suyunun azlığı gibi sorunlar yaşandığını hatırlatan Bilgiç, şöyle devam etti: “Şimdi de ani sıcaklık düşüşleriyle meydana gelen don olayları, narenciye üreticilerimiz ve seracılıkla uğraşan çiftçilerimiz için büyük tehdit oluşturuyor. Ürün kayıpları, düşük rekolte, maliyet artışları derken üreticilerimiz her gün daha fazla zorlukla karşılaşıyor. İklim değişikliğinin giderek belirginleşen etkileri, artık tarımsal üretimimizi eskisi gibi sürdüremeyeceğimizi gösteriyor. Kısa vadeli önlemler yerine uzun vadeli ve kalıcı çözümler üzerinde yoğunlaşmamız gerekiyor.”
“Kuraklığa dayanıklı modeller geliştirilmeli”
Kuraklığa dayanıklı üretim modelleri geliştirilmesinin elzem olduğunu ifade eden ATB Başkanı Bilgiç, “Tarımda suyun verimli kullanımı artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması, damlama sulama sistemlerinin teşvik edilmesi ve su tasarrufu sağlayan yenilikçi çözümlerin uygulanması gerekiyor. Ayrıca, kuraklığa dayanıklı ürünlere yönelerek tarımsal üretimi iklim değişikliğine uygun hale getirmeliyiz. Bölgemizde yetiştirilen ürün deseninin değişen iklim koşullarına uygun şekilde yeniden planlanması gerekiyor.” dedi.
“Erken uyarı sistemleri kurulmalı”
Narenciye ve seracılık sekörlerinin don olaylarından daha az etkilenmesi için erken uyarı sistemleri kurulması gerektiğini anlatan Bilgiç, şu önerilerde bulundu: “Don riskini azaltacak yeni teknolojiler ve sera içi ısı düzenleme sistemleri teşvik edilmeli. Topraklarımızın kimyasal gübreler nedeniyle verim kaybına uğramasının önüne geçmek için organik ve biyoteknolojik gübre kullanımı desteklenmeli. Sürdürülebilirliği sağlamak adına, bilinçsiz ilaçlama ve gübreleme uygulamalarının yerine, toprak analizine dayalı doğru gübreleme yöntemleri teşvik edilmeli. Zirai don, kuraklık ve doğal afetler nedeniyle zarar gören üreticilerimiz için devlet desteklerinin artırılması önem taşıyor. Tarımsal sigorta sistemlerinin daha kapsamlı hale getirilmesi, bu tür afetler karşısında üreticilerin mağduriyet yaşamaması adına büyük bir gereklilik.”