ALİ ŞAHİN/BURSA
Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, boykot çağrıları hakkında açıklama yaptı. İş dünyasının siyasetle ilişkilendirilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Matlı, "Dünyada ambargoların arttığı bir dönemde, bizim kendi içimizde ambargo uygulamamızın, boykot etmemizin hiçbir mantığı yok." dedi.
İş dünyasının üretim ve istihdam odaklı olması gerektiğini vurgulayan Matlı, "Her firmanın sahiplerinin farklı dünya görüşleri olabilir. Ancak iş dünyasını yargılamak gerekiyorsa, bu ürün kalitesi veya fiyat politikaları üzerinden yapılmalıdır. Bireylerin siyasi görüşlerini iş hayatına taşımak, Türk milletinin değerleriyle bağdaşmaz." ifadelerini kullandı.
Siyasi gerilimin iş dünyasına zarar verdiğine dikkat çeken Matlı, "Odalar ve borsalar birliğinin 1 milyon 200 bin üyesi var. Türkiye'deki istihdamın büyük bir kısmını sağlayan bir kurumun üyelerinin siyasi kutuplaşmalara sürüklenmesi kabul edilemez. İş dünyasının siyaset arenasına çekilmemesi gerekli." diye konuştu.
“Tedarik zinciri zarar görmemeli”
Matlı, iş dünyasının karşılaştığı ekonomik zorluklara da değinerek, "Sanayi sektöründe büyük sıkıntılar yaşanıyor. Otomotiv yan sanayi ve tekstil sektörü zor bir süreçten geçiyor. İhracatçılar kur artışı beklentisi içinde. Bayram öncesinde işletmeler, bankalardan finansmana erişimde büyük sıkıntılar yaşadı" diyerek ekonomik sürdürülebilirliğe vurgu yaptı. Özellikle gıda sektörüne yönelik boykotların ciddi riskler taşıdığını belirten Matlı, "Siyaset uğruna üreticiyi mağdur etmek, yerli üretimi baltalamaktır. Sabah sağılan süt rafta satılmadığında ne olacak? Gıda, savunma sanayi gibi milli bir politika olmalıdır. Üretim tedarik zincirinin bozulması, ülke ekonomisine zarar verir." ifadelerini kullandı.
Üretimin boykot edilmesinin kimseye kazanç sağlamayacağını söyleyen Özer Matlı, "Bir ekonomide paranın dolaşımdan kaldırılması kime fayda sağlayacak? Sorunlar olabilir, ancak çözüm yöntemi bu değil. Özel sektör ve milli sermaye korunmalı, tedarik zinciri zarar görmemeli. Siyasi tartışmalar ekonomi zeminine çekilmemeli. Üreticilerle tüketiciler arasındaki süreçler siyasete alet edilmemeli. Bizim en büyük gücümüz milli üretimdir ve bunu desteklemeliyiz." dedi.