Yapay zekâ tüm insanlığı etkileyecek. Benim işim olmaz diyemeyeceksin. Bu yüzden şayet zekân var ise yapayı ile tanışmaya, onu kullanmaya bak. Fakat nasıl? Yazılarımda bunları anlatacağım.
Akıl, zekâ ve düşünce organımız beyin, kafatasının dışına taşarsa ne olur? Düne kadar fantastik bir entelektüel soru idi ama bugün gerçeğin ta kendisi… Yapay zekâ, tanımı içinde saklı bir kavram ve zekânın yapay olarak üretilmesini anlatıyor. Artık var ve tüm zeki yaratıkların yanında koşuyor.
Kafatasında milyarlarca nöron ve onları birbirine bağlayan sinapslar var. Beyin ne kadar nöron ile bağ kurabilmişse o derecede zeki sayılıyor. Ancak benim kafatasımdaki nöronların aralarındaki bağlardan söz etmiyor, milyarlarca bilgisayardaki yapay zekâ uygulamaları ile de etkileşiminden söz ediyoruz.
“ACABA NELERİ KAÇIRIYORUM?”
Burada yapay zekâ dil modelleri, teknik detayları, verimlilik rutinlerinden söz etmiyoruz. Yapay zekâ tüm bunların da üzerinde, başka bir katmanı tanımlıyor. İnsanın zekâsını kafatasının dışına taşırmayı başardığı bir dönüşüm bu. İster istemez tüm zekâ gerektiren süreçleri tepeden tırnağa etkileyen…
Şu sıralar neredeyse her yayın organı, her konferans ve sohbet, yapay zekâdan dem vuruyor. İşletmeler, ne olduğunu net olarak anlamasalar da yapay zekâ trenini kaçırmanın onlara yüksek maliyet getireceğinin bilincinde. “Acaba ne kaçırıyorum?” sorusu, organik zekâlarını kemirip duruyor.
İKİ SORU İKİ CEVAP / Yapay zekâya dair…
YZ ile ne kadar ilgilenmeliyim?
Öncelikle yapay zekâya kayıtsız kalmamakla işe başlayabilirsin. Popüler kültürle hızlıca entegre olan yapay zekâ söylemlerinin efsununa kapılmamalısın. Her ne kadar verimlilik alanında kullanım örnekleri artsa da henüz YZ’nin nasıl bir yol izleyeceği konusu net değil. Fakat izlemeyi sürdür.
Süreçlerime katmalı mıyım?
Elbette. Ancak öncelikle iş süreçlerini, iletişim süreçlerini, ilişki süreçlerini gözden geçir ve daha sonra bilgi süreçlerini tanımla… Bunu gerçekleştirdikten sonra piyasada yüzlercesi dolaşan yapa zekâ uygulamalarından destek al. Ben önceliği; yapay zekâyı da yapay zekâdan öğrenmeye ver derim.
NOT
2030’DA 8,6 MİLYARI İNSAN OLMAK ÜZERE 100 MİLYAR AKILLI ŞEY OLACAK
Bundan 5 yıl önce yapılan bir çalışmayı hatırlıyorum. Dediği şuydu; “2025’ten itibaren kürede 8 milyarı insan olmak üzere 30 milyar akıllı şey (nesnelerin interneti) olacak” Büyük verinin boyutu; 40 zetabyte (40 trilyon gigabyte) düzeyine çıkacak. Bu tahmin, an itibarıyla gerçekleşti.
Bundan 5 yıl sonrası için güncellenen tahmin daha da ilginç; 2030’da 8,6 milyarı insan olmak üzere 100 milyar akıllı şey olacak. Üretilen bilgi için tahmin dahi yapılamıyor artık. Zira yapay zekânın devreye girmesiyle birlikte bu sayı, logaritmik eksenden de taşmış gompers eğrisi tarzı tırmanıyor.
Burada sorun şudur; ömrün vefa ederse 5 yıl sonra yaşıyor olman yetmiyor, ürettiğin, kullandığın “şeyler” ne kadar akıllı olacak. Şayet yapay zekâ çağının taşrasına düşersen, zekâya dair dönen tüm süreçlerde, yeni zenginlik alanlarına erişemeyeceksin. Bu, farklı bir varoluş mücadelesi halini alacak.
Neticede herkesin dilinde olan yapay zekânın tekniği gelişedursun, bu yapaylığın zekâ ekonomisinde nasıl ve hangi derinlikte kullanılacağı temel sorun. Ben artık bu sorunsalları öğrenip aktaracağım.