İklim mücadelesinde en büyük açık, Küresel Güney'e yeterli destek verilmemesi... Uzmanlar, Küresel Güney’in potansiyelinin göz ardı edilmemesi ve bu ülkelere yönelik iklim fonlarının artması gerektiğine dikkat çekiyorlar.
Alliance Magazine, küresel hayırseverlik sektörüne yönelik bağımsız görüşler, uzman tartışmaları ve güvenilir analizler sunan üç aylık bir dergi. Küresel bir odak noktasına sahip tek hayırseverlik dergisi olarak, 2007'den bu yana Alliance Publishing Trust (APT) tarafından yayımlanıyor. Geçtiğimiz günlerde Monica Araya ve Joe Ryan imzalı bir makale dikkatimi çekti. ClimateWorks’ta Seçkin Üye olarak görev yapan Araya, aynı zamanda Resource Governance Institute’ün Yönetim Kurulu Üyesi. Joe Ryan ise Crux Alliance’ın İcra Direktörü.
“Gelişmekte olan ekonomileri desteklemek iklim hayırseverliği için net bir kazançtır” başlıklı makalede, iklim krizine karşı mücadelede Küresel Güney’e daha fazla fon ayrılması gerektiği vurgulanıyor.
Emisyonların azaltılması ve sürdürülebilir kalkınma için inşaat, ulaşım ve enerji sektörlerinde temiz çözümlerin benimsenmesinin ise öncelikli konu olduğuna dikkat çekiliyor. Ancak bugün, hayırseverlik fonlarının büyük bölümü hala ABD ve Avrupa’ya yönlendiriliyor. Küresel Güney’de etkili değişim yaratmak için yerel uzmanlarla çalışmak, esnek fon sağlamak ve uzun vadeli stratejiler geliştirmek kritik önem taşıyor. Makalede dikkat çekilen önemli bir diğer konu da yerel iklim vakıfl arı ve ağ tabanlı yaklaşımların, bu dönüşümü hızlandırmada önemli bir rol oynayacağı. Araya ve Ryan’a göre; iklim finansmanında Küresel Güney’e daha fazla kaynak ayrılması, küresel emisyon azaltım hedeflerine ulaşmada belirleyici olacak. Uzmanların bu görüşünü ortaya koyan argümanlarını şu başlıklarla özetleyebiliriz:
Bilincin artması için hayırseverliğe önemli rol düşüyor
Önümüzdeki 25 yıl içinde sera gazı emisyonlarını neredeyse sıfıra indirmemiz gerekiyor. Avrupa ve ABD’de emisyonlar düşerken, birçok yükselen ekonomi temiz enerjiye geçişi benimsiyor. Bu dönüşümde kamuoyunun bilinçlendirilmesi, bilimin desteklenmesi ve politika yapıcıların bilgilendirilmesi açısından hayırseverlik önemli bir rol oynuyor. Bu noktada hızla büyüyen Küresel Güney ekonomilerinde emisyon artışını durdurmak için daha hızlı hareket etmek gerekiyor.
İnşaat ve ulaşımda temiz geçiş şart
2050’ye kadar küresel bina alanının iki katına çıkması bekleniyor; bu artışın büyük bir kısmı yükselen ekonomilerde gerçekleşecek. Benzer şekilde, özel araç sayısının 1,3 milyardan 2040’a kadar 1,62 milyara çıkması ve yeni satışların büyük oranda Brezilya, Hindistan ve Güneydoğu Asya’da yoğunlaşması öngörülüyor. Öte yandan, elektrik talebindeki artışın yüzde 70’i Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya’dan gelecek. İklim açısından güvenli bir gelecek için bu yeni altyapının baştan itibaren temiz inşa edilmesi kritik önem taşıyor. Aksi halde, geçmişte sağlanan emisyon azaltımları geçersiz hale gelebilir.
İklimle ilgili bağışların sadece %20’si Afrika, Asya ve Latin Amerika’ya gitti
İklim krizine çözüm bulmada hayırseverlik büyük bir rol oynayabilir. Ancak, küresel bağışlar artsa da son beş yılda iklimle ilgili bağışların %20’si Afrika, Asya ve Latin Amerika ülkelerine yönlendirildi. Oysa şu anda Brezilya, Hindistan, Endonezya ve Nijerya gibi ülkeler, enerji geleceklerini belirleyecek kritik kararlar alıyor. Karbon salımını azaltan, endüstrileri temizleyen, doğayı koruyan ve sağlıklı konutlar sağlayan politikaların desteklenmesi önem taşıyor.
Esnek fonlarla daha güçlü kurumlar
Bu ülkelerde uzun vadeli değişim sağlamak için finansman açığını da ele almak gerekiyor. Son beş yılda düşük ve orta gelirli ülkelerdeki alıcılara sağlanan hibelerin yalnızca yüzde 14’ü genel işletme giderleri için kullanıldı. Oysa ABD ve Avrupa’da hibelerin üçte biri bu tür esnek finansmanlardan oluşuyor. Yükselen ekonomilere sağlanan hibelerin daha büyük bir kısmının kurumsal kapasiteyi güçlendirmeye ayrılması, uzun vadede etkiyi artırmada önemli bir rol üstelenebilecek.
Yerel uzmanlarla çalışmak başarıyı artırıyor
Sahada çalışan yerel uzmanları desteklemek, güçlü politikaların hayata geçirilmesinde kritik bir rol oynuyor. Ekonomik ve siyasi dinamikleri en iyi bilenler yerel uzmanlar, karar vericilere ulaşmada da fark yaratıyor. Aynı zamanda, adil ve kapsayıcı iklim politikası tasarlamak için en iyi konumda olanlar da onlar.
Büyük fonlar küresel geçişi hızlandırıyor
Hayırsever kuruluşlar giderek daha fazla inisiyatif alıyor. Geçen yıl, IKEA Vakfı’nın 100 milyon dolarlık yatırım sağladığı Drive Electric Campaign girişimi, elektrikli ulaşımı hızlandırmak için ‘Leapfrogging Partnership’ programını başlattı. Atılım Ortaklığı anlamına gelen bu proje, gelişmekte olan ülkelerin teknolojik ve sürdürülebilir çözümleri benimseyerek yenilikçi çözümlere geçmesini destekleyen bir iş birliği modeli. Bu model, özellikle temiz enerji, ulaşım ve altyapı gibi alanlarda gelişmekte olan ülkelerin fosil yakıt bağımlılığı gibi eski yöntemlere takılmadan, doğrudan yenilenebilir enerji veya elektrikli ulaşım gibi daha sürdürülebilir çözümlere yönelmesini teşvik ediyor. Program, Brezilya, Şili, Kosta Rika, Meksika, Endonezya, Kenya ve Güney Afrika gibi ülkelerde elektrifikasyonu hızlandırmayı amaçlıyor. Bu ortaklıklar, yerel koşullara uygun çözümler geliştirerek hem ekonomik büyümeyi hem de iklim dostu dönüşümü desteklemeyi hedefliyor.
Bölgesel iklim vakıfl arı önemli bir araç
Bölgesel iklim vakıfl arı, kaynakları yerel kuruluşlara yönlendirmek için önemli bir araç olarak öne çıkıyor. Brezilya’daki Institute for Climate and Society, Meksika’daki Iniciativa Climatica de Mexico, Endonezya’daki VirayaENB, Afrika İklim Vakfı, Hindistan’daki Shakti Vakfı ve Asya’daki Tara İklim Vakfı, yerel gerçeklere uyarlanmış çözümler sunuyor. Bu vakıfl ar, yerel liderler tarafından yönetiliyor ve hükümetler, iş dünyası ve sivil toplum ile derinlemesine bağlantılara sahip.