■ ABD’nin 47.Başkanı seçilen Donald Trump, yeni kabinesindeki isimleri açıklamaya başladı. Elon Musk, Hükümet Verimliliği Bakanlığına atanırken, geçmişte Suriye’nin kuzeyinde PKK terör örgütünün uzantısı bir yapılanma kuran PYD-YPG’den “Ortadoğu’da İsrail’den sonraki en iyi müttefikimiz” olarak bahseden Mike Waltz Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görevlendirildi.
■ Dışişleri Bakanlığı için Florida’nın Cumhuriyetçi Senatörü Mark Rubio’nun adı geçiyor. Türkiye’yi, Rusya, Çin ve Venezuela ile birlikte “otoriter devlet” olarak tanımlayan Rubio’nun ABD’deki FETÖ unsurlarıyla yoğun ilişkisi bulunuyor. Rubio, Türkiye’deki insan hakları ihlalleri konusunda da ABD senatosunda en çok konuşan politikacılardan biri olarak da öne çıkmıştı.
ABD’de başkanlık seçimlerini kazanarak, ikinci kez bu göreve başlamaya hazırlanan Donald Trump, tüm dünyanın merakla beklediği kabinesini de açıklamaya başladı. Yeni kabine çok renkli; içinde televizyon spikeri de var, dolar milyarderi de.
Trump’ın ikinci dönem kabinesinde önem verdiği ilk unsurun “kendisine bağlılık” olduğunu söylemek yanlış olmaz. Herkesin kabinede olmasını beklediği eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile BM nezdindeki ABD Büyükelçisi Nikki Haley’in daha ilk günden “kabine dışında olacaklarını” açıkladı Trump.
Haley, Trump’a karşı Cumhuriyetçi Parti’den Başkan adaylığını denedi. Pompeo ise Cumhuriyetçi Parti’nin aday belirleme sürecinde ilk günlerde Trump’a yakın durmak yerine, diğer adayları desteklemeyi tercih etti. Bunun sonucu her ikisinin de Trump tarafından yönetimden dışlanmaları oldu.
Tek tek açıklanan isimlerden ortaya çıkan ise, Başkanlığının ilk döneminde Amerikan bürokrasisi ile sorun yaşayan Trump’ın, ikinci dönemde bu bürokrasiyi “dağıtmayı” deneyeceği. Şöyle ki;
TV spikeri savunma bakanı olacak
En büyük sürpriz, Trump’ın ABD’nin devasa savaş aygıtının yönetimini bir tv spikerine bırakma kararı oldu. Trump, Savunma Bakanı olarak Fox TV’de görev yapan ve son dört senedir kendisine kayıtsız şartsız destek veren Pete Hegseth’i atayacağını açıkladı. Hegseth’in savunma bakanlığı konusundaki tek “tecrübesi” geçmişte askerlik yapmış olması.
[caption id="attachment_39132" align="alignleft" width="301"] Mike Waltz[/caption]
Ancak söylemleri, Trump’ın da daha önce pek çok kez eleştirdiği Amerikan ordusunun üst düzey yetkililerine, general ve amirallerine “savaş açacağını” gösteriyor. Hegseth’in ilk “kurbanı” da halen ABD Genelkurmay Başkanı olan CQ Brown Jr olacak gibi duruyor. Hegseth daha önce Brown’un “sadece siyah olduğu için bu göreve getirilmiş olabileceğini” söylemişti. Trump ve ekibi de uzun zamandır Orgeneral Brown’un Amerikan ordusunda LGBT-İ bireyleri de kapsayan “çoğulculuk” söyleminden dolayı eleştiriyorlardı.
ABD’nin NATO’daki müttefikleri için “kiyafetsiz müttefikler” diyen Hegseth ayrıca Çin’e karşı sert söylemleri ile de dikkat çekiyor.
Elon Musk’a “bürokrasiyi düzeltme” görevi Trump’ın Amerikan bürokrasisini “dağıtacağının” bir başka göstergesi ise, görev süresi sınırlı olacak yeni bir bakanlık “icat etmesi” oldu. 20 Ocak’ta göreve resmen başlayacak olan Trump’ın yeni oluşturduğu “Hükümet Verimliliği Bakanlığı”- nı yönetmek için “iki eş bakan” atanacak; Bunlardan biri sosyal medya platformu X’in ve Tesla’nın dolar milyarderi patronu Elon Musk, diğeri ise yatırımcı Vivek Ramaswamy olacak.
Trump yeni bakanlığın ABD’nin kuruluşunun 250. yıldönümü olan 4 Temmuz 2026’ya kadar yürürlükte olacağını, bu süre zarfında da “hükümet bürokrasisinin ortadan kaldırılmasına, gereksiz düzenlemelerin kesilmesine, israf harcamalarının azaltılmasına ve Federal Ajansların yeniden yapılandırılmasına öncülük edeceğini” söyledi. “Bürokrasiyi temelden sarsacağım” demenin diplomatik ifadesi gibi. Trump’ın kurduğu yeni bakanlığın İngilizce orijinal adının kısaltması da ayrıca ilginç; Department of Government Efficiency- DOGE. Tıpkı Elon Musk’ın Tesla ürünlerini satmak için kullanılmasına izin verilen kripto para birimi DOGE gibi. Tesadüf olabilir mi?
Dışişleri bakanlığı için Rubio’nun adı geçiyor Dışişleri Bakanlığı için Florida’nın Cumhuriyetçi Senatörü Mark Rubio’nun adı geçiyor.
[caption id="attachment_39134" align="alignright" width="310"] Mark Rubio[/caption]
Trump henüz Rubio’nun bu göreve atanacağını resmi olarak duyurmasa da, etrafındakiler Rubio’nun adını tedavüle soktular bile. Rubio’nun bu göreve atanma olasılığı Ankara açısından “kötü haber” olarak yorumlanabilir. Senatörlük görevi çerçevesinde Rubio, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik sınırötesi operasyonlarına en çok karşı çıkanlardan biri olmuştu. Türkiye’yi, Rusya, Çin ve Venezuela ile birlikte “otoriter devlet” olarak tanımlayan Rubio’nun ABD’deki FETÖ unsurlarıyla da yoğun ilişkisi bulunuyor. Rubio, Türkiye’deki insan hakları ihlalleri konusunda da ABD senatosunda en çok konuşan politikacılardan biri olarak da öne çıkmıştı.
Türkiye açısından benzer bir sıkıntı Trump’ın resmen Ulusal Güvenlik danışmanı olarak atadığı Mike Waltz için de geçerli; Waltz’ın geçmişte Suriye’nin kuzeyinde PKK terör örgütünün uzantısı bir yapılanma kuran PYD-YPG’den “Ortadoğu’da İsrail’den sonraki en iyi müttefikimiz” olarak bahsettiği açıklamaları bulunuyor. Suriye’deki ABD askerlerinin çekilmesinin “stratejik hata olacağını” savunan Waltz, Kongre’deki görevi çerçevesinde de Türkiye’nin PYD-YPG’ye karşı sınırötesi operasyonlarına karşı “yaptırım çağrısı” içeren yasa tasarılarına imza koymuştu.
■ İsrail’e “tam destek” kabinesi
Waltz’ın İsrail konusundaki söylemleri de Ankara’yı pek mutlu etmeyecek nitelikte; Hamas’a karşı net tavır koyan Waltz’ın geçmişte “Filistinliler, Hamas’ın en büyük destekçisi olan Türkiye, Katar ve İran’a gönderilmeli” diyen açıklamaları bile var.
Yine Trump’ın yeni yönetiminde görev alacak diğer isimlerin de İsrail’e yönelik yaklaşımları, Gazze’de soykırıma varan operasyonlara imza atan, şimdilerde de Batı Şeria’yı “İsrail topraklarına katmaktan” bahsetmeye başlayan Netenyahu kabinesine “tam destek” olarak nitelenebilir.
Mesela Trump’ın İsrail’e Büyükelçi olarak atadığı Evanjelist kanaat önderi, Arkansas’ın eski Valisi Mike Huckabee, “Filistin diye bir millet yoktur” açıklaması yapacak kadar işi ileriye götürmüş bir isim. Huckabee İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’yı ilhak etmesine, buralar Yahudi yerleşimcilerin gönderilmesine de destek veriyor.
Trump’ın BM’ye ABD Büyükelçisi olarak atadığı Elise Stefanik ise Amerikan Kongre üyesi olarak İsrail’e desteğini ABD’deki üniversitelerde Filistin davasını destekleyen öğrencilerin “okuldan atılmaları” çağrısıyla göstermişti.
Yeni dönemde Trump tarafından CIA’in başına atanacak olan John Ratcliff e ise Biden yönetimini İsrail’e “yeterince destek vermemekle” eleştirerek dikkat çekmişti. Trump’ın ilk Başkanlık döneminde ABD Ulusal İstihbarat Teşkilatı’nın başında bulunan Ratcliff e’in şimdi CIA’nın tepesine atanmasında ise, Trump’a olan bağlılığının neden olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ratcliff e, Trump’ı Başkanlık döneminde en çok zora sokan iki soruşturmanın -Trump’ın Putin ile ilişkileri ve Ukrayna’dan Joe Biden’ın oğlu hakkında bilgi istenmesi soruşturmaları- kadük edilmesini sağlayan bürokrat olmuştu.
Yine Trump’ın Başkanlık görevine resmen başlayacağı 20 Ocak’a kadar olan geçiş dönemindeki ekibine başkanlık etmek üzere atanan Yahudi milyarder Howard Lutnick de Netenyahu yanlısı İsrail basını tarafından “İsrail yandaşı savaşçı” olarak nitelendiriliyor. Lutnick başkanlığındaki Trump geçiş dönemi ekibinin ABD’nin yeni yönetiminde görev alacak üst düzey 4 bin kadar bürokratı belirleyeceği düşünüldüğünde, durumun ne yöne evrileceğini tahmin etmek güç değil elbette.
Trump aileyi de unutmamış görünüyor bu süreçte; Bir önceki yönetimde damat Jared Kuscher Ortadoğu’dan sorumlu olarak atanmıştı. Kushner bu dönem yönetimde yer almayacağını açıkladı. Ancak bu kez de Trump’ın gelininin siyasete gireceği konuşulmaya başlandı. Trump’ın oğlu Eric ile evli olan Laura Trump’ın, Dışişleri Bakanlığı görevine atanması halinde boşalacak Florida Senatörlüğü’ne getirilmesi için -Amerikan sistemine göre boşalan senatörlük ya da temsilciler meclisi üyeliği için yeniden seçim yapılmıyor, o görevi boşaltan kişi ya da ailesi yeni atamada söz sahibi oluyor- kulis dönmeye başladı. O kadar ki, Elon Musk bile Laura Trump’ın Florida Senatörü olarak atanmasını destekleyen tweet attı.
Trump’ın ekibi için ilk yorum “fazlasıyla renkli” olabilir; Ancak bu “renkli güruhun” dünya için neler getireceği tam bir muamma.