Giderek zeki hale gelen ekonomide yapay zekâyı kendisine kılavuz edineceklere uyarım şudur ki; organik zekân kadar kabul görecek, yeteneğin ölçüsünde yararlanacaksın. Gerisi YZ hikâyesi…
Yapay zekâ, hayatımıza girdiği ölçüde kullanım alanı genişliyor, çeşitleniyor ve vazgeçilmez hale geliyor. Fakat kime hizmet edeceği, kime ne maliyet yükleyeceği net değil. Temel yaklaşım şudur; organik zekân nispetinde YZ sana yarayacaktır. Kısaca organik zekân ölçüsünde faydalanabileceksin.
Bundan tam 30 yıl önce Türkiye Zekâ Vakfı’nı kurduğumuzda ülkemizin beşeri sermayesi olan zeki ve yetenekli insanlarımızı desteklemeyi hedeflemiştik. Aradan geçen süre içinde zekâ ekonomisini geliştirmek adına yığınca etkinlik yapmıştık. Şimdi ise yapay zekâ ile bu ekonomi kökten değişiyor.
YAPAY ZEKÂ OKURYAZARLIĞI
Her geçen gün YZ hakkında binlerce haber akışı izleniyor, faydaları yanı sıra kendi cemaatlerini kurdukları görülüyor. Bana sürekli sorulan soru şudur; “YZ için nereden başlamalıyım ve YZ’den tam yararlanmak için nasıl davranmalıyım?” Bu, hayati bir sorudur ve cevabı da bizim gayretimize bağlı.
Kendinizi zeki bir varlıkla konuşurken hayal edin. Ona ne kadar zekice soru sorarsan, alacağın cevap o ölçüde nitelikli olacaktır. Şayet onu basit sorularla meşgul edersen o da sana o basitlikte cevap sunacaktır. Bir bakıma zihninin aynası gibi davranacak, organik zekân ölçüsünde derinleşecektir.
İKİ SORU İKİ CEVAP / Yapay zekâya dair…
Zekâ ekonomisi nedir?
Bilginin üretim aracı haline geldiği ve nitelikli bilginin kazandırdığı çağda akıllı şeylere sahip olmak gerekecektir. Çaydanlığın dahi bir çip ile zeki hale getirileceği dünyada mal, hizmet üretim, paylaşım süreçleri değişecek, daha zeki olanlar ön plana çıkacak, düşük zekalılar ise daha az kazanacak.
Beni daha zeki kılar mı?
Elbette… Sen eğer 5 akıllı profesör ile dolaşırsan 6’ncısı sen olursun. Sen eğer 5 zeki finansçıyla dolaşırsan 6’ncısı sen olursun. Sen eğer dünyanın en zekilerinin (Yapay Zekâ ağları) bilgi okyanusunda dolaşırsan, sen de onlara dönüşürsün. Tabii ki organik zekân ve nitelikli merakın ölçüsünde…
NOT
BİLENEDİR BİLENE, ZEKÂSIN BİLEYENE…
Mevlana’dan mülhem cümleyi hatırlatayım; “benim ne anlattığım değil senin ne anladığın önemli...” Zekâ için de durum farklı değildir. Bilgi okyanusuna dalsan dahi, kulak kepçen kadarını kavrayacaksın. Yapay zekâ okyanusunda yüzmek isteyenlere önerim; neyi aradığını bil ki bulduğunu anlayabilesin.
Merhum Muzaffer Ozak’dan aklımda kalan dizeleri aktarayım; “Görenedir görene, Köre nedir köre ne? Duyanadır duyana, Sağır nice uyana? Diyenedir diyene, Dil gerek bilmeyene. Tutanadır tutana, El gerektir tutuna. Gidenedir gidene, Ayak gerek bedene. Bulanadır bulana, Kul yolunda buluna…
Neyi aradığını bilmeyene yapay zekâ ne yapsın? Cahil ile sohbet etme derler. Peki ya sen cahilsen? İnan bana yapa zekâ da sana cahil muamelesi yapacaktır. Üretken yapay zekâ diye yola çıksan dahi onun dilini, tavrını kavrayacak, söylediklerini sentezleyecek ve uygulayacak olgunlukta olmalısın.
Netice yapa zekâ, senin organik zekân kadar hizmetinde olacak. Zira yapay zekâ evreninde cahillere yer yok. Embesillere yer yok. Ne istediğini bilmeyene faydası yok. YZ cahili olmanın âlemi yok.