Salı günkü yazımda yeni iktidar için ana sorunun enflasyonun dizginlenmesi konusu olduğunu söylemiştim. The Economist dergisinin son sayısında “Türkiye ve Seçim Ekonomisi” başlıklı değerlendirmede benzer bir yargı karşıma çıktı. Dergi, “Yeni hükümet için enflasyon zor bir iş olacak” derken, Türkiye için 38 üye devletten oluşan OECD içinde “enflasyonu en yüksek ülke” ifadesini kullanılıyor.
Seçimler yaklaştıkça dış dünyanın ekonomi konusundaki değerlendirmelerinin arttığını görüyorum. İstisnasız tüm Batı ve Rusya basının, Türkiye ekonomisi için “fakirlemiş”, “tıknefes kalmış”, “patlamaya hazır bir motor” ifadelerini kullanması dikkat çekiyor.
The Economist dergisinin Türkiye değerlendirmesinde, modelin işlemez olduğu, “faizler düşürüldü, ama ne enflasyon düştü, ne de ihracat arttı. Bu yüzden ekonomi, ödünç alınmış zamanlar üstünden yürüyor. Her şey ancak seçime kadar gidebilecek durumda. Türkiye fabrika ayarlarına dönmezse bir kriz kaçınılmaz ‘’ sözleriyle ifadesini buluyor.
Derginin ele aldığı bir başka konu, ekonominin ithalata aşırı bağımlı hale gelmesi… TL’nin son 5 yılda %80‘lik değer kaybına bağlı olarak, ithalat maliyetinin çok arttığı ve 2012 değeriyle 364 milyar dolara ulaştığı, bununsa milli gelirin %40’ı anlamına geldiğinin altı çiziliyor.
Depremin Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın yolunu kararttığını öne süren The Economist, rakibi Kılıçdaroğlu ile aradaki puan farkının çok azaldığı kaydediliyor.
The Economist, seçim öncesi bir Yunan uyuşmazlığının yaratılması olasılığına da yer veriyor.
En ilginç yorumsa Türkiye konusunda uzman olarak kabul edilen Timothy Ash’in Mehmet Şimşek’in eski görevini kabul etmemesi ile ilgili olarak “Erdoğan’ın ekonomi politikaları görüşünden geri adım adım atmayacağını bence öğrendik” şeklindeki değerlendirmesi.
Bloomberg, CNN, ve Reuters’da yer alan benzer yollu yorumlar, Batı basınının Erdoğan ve Cumhur İttifakı’ndan yana seçimlerde “umutlu olmadığını” ortaya koyuyor.
Ben enflasyon konusunun, Cumhur İttifakını 14 Mayıs’ta zorlayacak en büyük etken olduğuna inanıyorum…
GÜNÜN SÖZÜ :
Fransa’da yönetim emeklilik yaşını yükseltmekten vazgeçmeyince, halkın protestoları arttıkça artıyor…