Dünya sahnesinde bir dizi önemli kriz ve jeopolitik gerilimle karşı karşıyayız. Adeta sıraya girmişçesine biri bitmeden diğeri başlıyor ve üstelik her biri yaşadığımız coğrafyayı ilgilendiriyor. Bu krizler, uluslararası ilişkilerin karmaşıklığını ve Türkiye gibi bir ülkenin bu zorlu dönemde izlediği politikayı daha önemli hale getiriyor.
Rusya-Ukrayna savaşı, Azerbaycan-Ermenistan ihtilafı, PKK saldırıları, Suriye ve Irak operasyonları, düşürülen insansız hava araçları (İHA) ve Türkiye’nin ABD ile yaşadığı uluslararası ilişkiler krizi, Türkiye’nin de diplomasi ve dış politika alanındaki becerilerinin sınandığı bir dönem.
EKONOMİ YÖNETİMİNİN İŞİ DAHA ZOR
Bu karmaşık dönemde, attığımız adımlar ülke olarak kilit noktada yer almamıza neden oluyor. Bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın itidal çağrısı yaparak tansiyonu düşürmek için elinden geleni ortaya koymaya hazır olduğunu söylemesini de önemsiyorum. Bu da bizim bölgedeki ağırlığımızın gereği…
Ekonomi yönetimi; enflasyon ile mücadele ederken şimdi enflasyona yeni bileşenler eklendi. Petrol fiyatları ve tırmanan jeopolitik riskler ekonomi yönetiminin işini daha da zorlaştırıyor. Tek bir derde odaklanmak imkânı bırakmayan bu dönemde şirketlerimiz de karmaşada yol alma gayretindeler.
İKİ SORU İKİ CEVAP
Gerilim büyür ve boyutlanır mı?
Yaşanan gerilimin büyümesi çatışmaya dönüşmesi ve kapsam alanını genişletmesi çok farklı bir iklime sürüklenmeye neden olur. Sınırlı kalacağını düşünüyorum. Ancak dolaylı bile olsa misillemeler gerçekleşecektir. Hele ki söz konusu Orta Doğu ise herkesin herkes ile görülecek hesabı olduğunu biliyoruz. Bu çatışma coğrafyasında barış sağlamak uzun sürüyor ama barışı bozmak çok kolay.
Jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde yatırımcı davranışı nedir?
Petrol ve altın gibi güvenli liman varlıkları, yatırımcılar tarafından sığınak olarak tercih edilir ve bu da bu varlıkların değer kazanmasına yol açar. Bununla birlikte, riskli varlıklar arasında yer alan hisse senetleri, volatilite artışı ve belirsizlik nedeniyle düşer. Bunlardaki dalga boylarını, yaşanan krizin derinliği belirler.
not
KKM’DE FAİZİ %5’E ÇEKERSEN ÇÖZÜLME BAŞLAR
Bir yanda jeopolitik riskler bir yandan içeride çözülemeyen KKM… Gözlemliyorum ki, bireysel yatırımcıların Kur Korumalı Mevduattan çıkışını hızlandırmak için fiiliyatta KKM’de faizler %5’e kadar çekilmiş durumda. Ya dövizde kal ve %5 KKM faizine razı ol ya da %40-45 TL faizine geç... İşte bu bileşke KKM’de çözülmeyi getirir. Yani ölümü gösterip sıtmaya razı edebilirsiniz.
Peki, çözüm müdür? Siz enflasyon beklentilerini kırmadıkça alacağınız hiçbir tedbir; koyduğunuz barajların tutmasını sağlayamaz. Ekonomiyi yönetenlerin anlamadığı, anlamak istemediği belki de anladıkları halde tecahülüarif (bilip de bilmezlikten gelme sanatı) yapmalarının sebebi; çaresizliktir. Siz “faizi indirirsek KKM ölür” sanıyorsunuz ama cenazesini kaldırmaya, dövizin (dolar, Euro) geleceğinden emin olabilirsiniz. Hatta altın ve borsa da cenazeye yetişmese bile kırkında mevlidine gelecektir. KKM’den çıkanın gideceği yeri merak mı ediyorsunuz? Söyleyeyim; nereden geldiyse orası…
Tam da OVP, seçim ekonomisi, yabancıdan para gibi gündemlerle boğuşurken Filistin-İsrail olayı, açıkçası derdimize tuz biber ekti ve görünen o ki çok boyutlu, çok katmanlı mücadeleye giriyoruz.