ABD Başkanı Donald Trump’ın korumacı ekonomi politikalarının bir uzantısı olan gümrük vergilerini bir süredir takip ediyorduk. Trump daha önce Avrupa Birliği, Çin, Kanada ve Meksika’ya çeşitli oranlarda vergi uygulamalarını duyurmuştu. ABD bütçesinde temel bir gelir olarak uygulayacağını ilettiği gümrük vergilerini ise ülke bazında 2 Nisan tarihinde açıklayacağını ve bugünü de ABD’nin “Kurtuluş Günü” olarak anacağını iletmişti. Beklenen o gün geldi ve Başkan Trump, gündüz kuşağı haberleri formatında, küresel ekonomi ve siyasette yeni bir kırılımın yaşanacağı dış ticaret programını açıkladı.
Trump’ın esas aldığı 1800’lü yılların ekonomi yaklaşımı nedir?
Tarifelerden önce yaptığı uzun konuşmasında Trump, 1800’lü yılların Amerika’sına nostaljik bir övgüyle atıfta bulundu. Sosyal güvenlik sisteminin bulunmadığı, eğitim, sağlık ve altyapı hizmetlerinin sınırlı olduğu bir döneme öykünerek, kamu gelirlerinin gelir vergisi yerine gümrük vergilerinden sağlanabileceğini savundu. Oysa 2024 mali yılında ABD federal gelirlerinin yaklaşık üçte ikisi gelir vergisi ve sosyal güvenlik primlerinden oluşurken, gümrük vergilerinin payı yalnızca %1,5 seviyesindeydi. Bu nedenle gümrük vergilerini temel bir gelir kaynağına dönüştürme hedefi oldukça radikal ve uzak görünüyor.
Trump’ın gümrük vergi oranları neler?
Trump, tüm ülkelere asgari %10 oranında gümrük vergisi getirdiğini açıkladı. Ayrıca, tüm otomobil ithalatlarına %25 ek gümrük vergisi uygulayacak. Bunlara ek olarak, ülkelere yönelik “mütekabiliyet esaslı” ek tarifeleri de devreye alacak. Örneğin Çin’e %34 ek vergi uygulanarak toplam tarife oranı %54’e yükselecek. Diğer ülkelere ilişkin belirlenen oranları da yazımdaki tabloda gösterdim.
Bu vergiler nasıl belirlendi?
ABD Hazine Bakanlığı ve kamu sektöründe görevli birçok nitelikli ekonomiste rağmen, vergi oranları bakkal hesabı bir yöntemle, ülkelerin ABD’ye karşı verdiği dış ticaret fazlası esas alınarak belirlendi. Örnek vermek gerekirse, Avrupa Birliğinin (AB) ABD’ye uyguladığı belirtilen %39 oranındaki gümrük vergisi, aslında AB’nin ABD ile olan $236 milyarlık dış ticaret fazlasının ABD’ye yaptığı $606 milyarlık ihracatına oranı oluyor. Türkiye gibi ABD’nin dış ticaret fazlası verdiği ülkeler de dahil olmak üzere, tüm ticaret ortaklarına asgari %10 gümrük vergisi getirildi. Fitch’in tahminlerine göre 2024’te %2,5 olan efektif gümrük vergisi oranı, bu uygulamalarla %22’ye yükselecek. Bu seviyeler en son 1900’lü yılların başında görülmüştü.
Vergiler kalıcı mı?
Hayır; bu vergiler, karşılıklı müzakereler ve restleşmelere göre artış veya azalış gösterebilir. Ocak ayından bu yana ABD-Meksika-Kanada arasındaki görüşme/çekişmelerde bu süreci yaşayarak gördük. Öte yandan ABD Hazine Bakanı Bessent, dün CNN’e yapmış olduğu açıklamada, gümrük vergisi getirilen ülkelerden misilleme gelmemesini, aksi halde bu ülkelere çok daha yüksek gümrük vergisi uygulanacağını söyleyerek aba altından sopasını da gösterdi.
Vergilerin etkileri ne olur?
- Kısa vadede ABD’de tüketim maliyetleri artacak. Gümrük vergilerinin Amerikan hanelerine $3.600 civarında yıllık ek maliyet getirmesi bekleniyor.
- Diğer ülkeler de misilleme yapabilir; bu da küresel çapta fiyat artışlarına yol açabilir.
- Enflasyonist etkiler, başta Fed olmak üzere, merkez bankalarının faiz indirimlerine ara vermesine, küresel faiz ve borçlanma maliyetlerinin daha yüksek kalmasına sebep olabilir.
- Belirsizlik nedeniyle şirketler yatırım, üretim ve tedarik kararlarını erteleyebilir.
- Dış ticaret hacmi düşerek küresel ekonomik büyüme yavaşlayabilir.
- Azalan rekabet, kalite düşüşüne ve fiyat artışlarına neden olabilir.
Türkiye'ye etkileri ne olur?
Türkiye'ye AB’ye kıyasla daha düşük vergi uygulanması ilk etapta olumlu gibi görünse de Trump’ın öngörülemeyen ekonomi politikaları ve Türkiye’nin yapısal sorunları nedeniyle uluslararası firmaların üretim tabanının Türkiye’ye kaymasını beklemiyorum. Aksine, düşen küresel ticaret hacmi ve artan korumacılık Türk ihracatçısını da olumsuz etkileyecektir. Kısa vadede ise artan uluslararası mal fiyatları, yüksek faiz oranları ve artan risk algısı, Türkiye’nin dezenflasyon sürecini sekteye uğratabilir.
Özetle Trump, 2025 yılında ekonomik literatürü yeniden keşfederken, giriştiği bu deneyin sonuçları tüm dünyayı etkileyecek.
Tablo: Trump’ın 2 Nisan Gümrük Vergileri