Ahmet ARSLAN
Bilindiği üzere, ticaret şirketlerinde görev yapan yönetim organına (anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde şirket müdürü/müdürleri) huzur ücreti/hakkı ödenmektedir.
Huzur ücretinin miktarı bir gider olarak şirketin kârını azalttığından huzur ücretinin miktarı bazı tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Ayrıca, şirketlerde şirket ortaklarına kârdan pay (kâr payı) ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre şirketler kâr etse dahi kâr payı (temettü) dağıtmak zorunda değildir. Bununla birlikte, şirketin yönetim organında yer alan hakim ortaklara yüksek tutarda huzur ücreti ödenmesi örtülü kâr payı dağıtımı sonucunu doğurabilmektedir.
Kamu kaynağı (sermayesi) kullanan kamu şirketlerinde ise huzur ücretinin miktarı sadece şirket ortağı olan kamu idarelerinin değil, vergi mükellefi olarak toplumun da dikkatini çekmektedir.
Bu nedenle, huzur ücretlerinin nasıl belirlenmesi gerektiği konusunun ilgili mevzuat ve emsal yargı içtihatları ışığında irdelenmesi önem arz etmektedir.
- Huzur ücretleri nasıl belirlenir?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir.
Aynı kanunda; yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları şirket genel kurulunun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır.
Aynı kanuna göre, limited şirketlerde şirket müdürlerinin ücretlerinin belirlenmesi şirket genel kurulunun devredilemez yetkileri arasındadır.
Dolayısıyla, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerine, limited şirketlerde ise şirket müdürü/müdürlerine huzur ücreti ödenip ödenmeyeceği veya söz konusu ücretin tutarı şirket genel kurulu tarafından belirlenir.
Bu bağlamda, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin, limited şirketlerde ise şirket müdürü/müdürlerinin, tutarı ne olursa olsun, huzur ücretlerini kendilerinin belirlemesi yasal olarak mümkün değildir.
- Huzur ücretlerinin belirlenmesinde nelere dikkat edilmelidir?
Yukarıda da belirtildiği üzere, huzur ücretleri şirketin kârını azaltan bir gider kalemi olduğu için bütün ortakların menfaatine ilgilendirdiği gibi şirket yönetiminde yer alan şirketin hakim ortaklarına ödenen huzur ücreti ise özellikle azınlıktaki şirket ortaklarının menfaatini ilgilendirmektedir.
Zira, ülkemizde bazı şirketlerde belli bir ortağı ortaklıktan çıkmaya zorlamak amacıyla şirketin birikmiş çok miktarda kârı bulunmasına karşın şirket genel kurulunda kâr payı dağıtımı kararı alınmamakta ve fakat şirket yönetiminde yer alan şirketin hakim ortakları kendilerine yüksek tutarda huzur ücreti belirlemek suretiyle aslında kâr payı dağıtımıyla amaçlanan sonucu elde etmektedir. Huzur ücretlerinin aşırı yüksek belirlenmesi örtülü kâr payı dağıtımı veya örtülü kazanç dağıtımı anlamına gelebilmektedir.
Bu şekilde bir tutum vergi mevzuatı açısından da sorunlu olduğu gibi sermayenin korunması ilkesi ve eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil eder.
Huzur ücretinin miktarı konusunda 6102 sayılı Kanunda alt veya üst sınır bulunmamakla birlikte, Yargıtay içtihatlarına göre, huzur hakkı ve ücretin belirlenmesinde şu kriterlerin dikkate alınması gerekmektedir:
- Mali hakların yönetim kurulu üyesinin harcayacağı emek ve mesai ile orantılı olması,
- Emsal şirketlerdeki ücretler ile paralel olması,
- Şirketin mali durumu ve geçmiş uygulamaları ile uyumlu olması ve
- Kâr payı hakkını ihlal etmeyecek nitelikte olması.
Her genel kurul kararı gibi huzur ücretlerinin belirlenmesine ilişkin genel kurul kararları da ticaret mahkemesinde dava konusu edilebileceğinden yukarıda belirtilen kriterlere uygun olarak belirlenmeyen genel kurul kararları mahkeme kararıyla iptal edilebilir.
- Huzur ücretlerinde üst limit var mı?
Özel sektör şirketlerinde yukarıda belirtilen ilkelere riayet edilmek koşuluyla huzur ücretlerinin miktarı konusunda herhangi bir üst limit bulunmamaktadır.
Kamu şirketlerinde ise huzur ücretlerinin miktarı toplumun geniş bir kesimini rahatsız ettiği için yönetim kurulu üyelerine ödenebilecek huzur ücretlerine bir üst limit getirilmiştir.
İlk olarak, 10.04.2020 tarih ve 2393 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre, özelleştirme kapsam ve programında bulunup kamu payı %50’nin üzerinde olan kuruluşlar dâhil kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu üyelerine 3.335 TL, yönetim kurulu başkanına bu ücretin iki katı, tasfiye kurulu üyeleri ile bağlı ortaklık denetçilerine yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretin 3/4’ü tutarında net aylık ücret verilir.
Bu Karar kapsamında bulunan yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelikleri için belirlenen ücret ve ücret tavanlarında, 2018 yılı ikinci altı ay dahil her dönem, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında yapılan toplu sözleşme görüşmeleri neticesinde kamu görevlilerinin geneline yönelik mali haklarda öngörülen artış oranı kadar artış yapılır.
Bununla birlikte, 01.01.2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 18.07.2024 tarih ve 7521 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeye göre, kamu şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev alanlara söz konusu görevler nedeniyle huzur hakkı, ücret, ikramiye gibi her ne ad altında olursa olsun bir ayda yapılabilecek ödemelerin toplam net tutarı, (108.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçemez. İlgililere söz konusu üst sınıra tabi ödemeler dışında, söz konusu görevler nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir ad altında ayni veya nakdi menfaat sağlanamaz.
Dolayısıyla, kamu şirketlerinde görev yapan yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur ücretleri 31.12.2024 tarihine kadar 10.04.2020 tarih ve 2393 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararında yer alan üst limiti, 01.01.2025 tarihinden itibaren ise 18.07.2024 tarih ve 7521 sayılı Kanunda yer alan üst limiti geçemez.
Bu nedenle, kamu şirketlerinin genel kurullarınca huzur ücretlerinin belirlenmesinde yukarıda belirtilen üst limitlere dikkat edilmesi gerekmektedir.
Sonuç
Ticaret şirketlerinde huzur ücretlerinin belirlenmesinde yargı içtihatlarında yer alan kriterlere uyulması ve sermayenin korunması ilkesi ile eşit işlem ilkesine uygun hareket edilmesi gerektiği gibi belirlenen ücretin örtülü kazanç aktarımı veya örtülü kâr payı sonucunu doğuracak miktarda olmaması da gerekmektedir.
Özel sektör şirketlerinde yukarıda belirtilen kriter ve ilkelere riayet edilmek koşuluyla huzur ücretlerinin miktarı konusunda herhangi bir alt veya üst limit bulunmamaktadır.
Kamu şirketlerinde ise yönetim kurulu üyelerine ödenebilecek huzur ücretlerine yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerle (Kanun ve Cumhurbaşkanı kararı) bir üst limit getirilmiştir. Bu nedenle, kamu şirketlerinin genel kurullarınca huzur ücretlerinin belirlenmesinde söz konusu yasal düzenlemelerde yer alan üst limitlere dikkat edilmesi gerektiği gibi özel sektör şirketleri için açıklanan kriter ve ilkelere uyulması da önem arz etmektedir.
Kaynakça
Ahmet ARSLAN; Temel Mali Bilgiler, Eylül 2024, Ankara.
www.malidunya.com