Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirdiği 50+1 zorunluluğu, farklılıklar taşıyan partilerin ittifaklar altında seçim öncesi işbirliği arayışlarına girmelerine neden oldu.
Daha yakın geçmişe kadar bir arada olmaları düşünülmeyen partilerden bir bölümü sistemin sürmesini savunan Cumhur İttifakı çatısı altında bir araya gelerek, seçime ortak girme kararı aldılar. Aynı şekilde siyasal yelpazenin sağında ve solunda yer alan partilerin oluşturduğu küme de Millet İttifakı çatısı altında yer alıp, ‘’Güçlendirilmiş Parlamenter Demokrasi’’ye geçiş yolunda ortaklık kurup, bir araya gelerek seçimlere katılma kararı aldılar.
Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altında ise, geçmiş seçimlere HDP olarak giren ve bu seçimlere Yeşil Sol Parti olarak katılma kararı alan parti ile çeşitli sol partiler birlikte yer alıyorlar. Onların talepleri de güçlendirilmiş parlamenter yapı ve daha gelişmiş bir hukuk sistemi ve demokrasi özleminde odaklanıyor.
Bu farklı partilerin “ittifak” çatısı altında bir araya gelmesi, farklılıkların kenarda tutularak ortak amacı “iktidarı” elde etmeye dayanan diyaloğa girmelerine, seçimleri kazanmak için ortak hareket ederek, ortak projeler ortaya koymalarına neden oldu. İttifak kuran partiler bunu yaparken diyaloga açık bir tutum izledikleri için kendi fikirlerini törpüleyip, empati içerisinde ittifak ortaklarıyla bir araya gelmeye başladılar.
Bu gelişmenin ortaya çıkardığı sonuçlar ve ortak metinlerin demokrasimizin ve hukukun gelişmesine, refah artırıcı yatırımlar, büyüme ve istihdama fayda getireceğini düşünüyorum. Bununla siyasilerin söylemlerindeki, ayrıştırıcı, toplumu kamplara ayırıcı ifadelerinde zaman içinde sona ereceğine inanıyorum.
Zorunlulukla gündeme gelen yaşadığımız siyasi ittifaklar döneminin bu açıdan farklı siyasal gruplar arasında sağlıklı diyaloglar kurularak toplumsal gelişmemize, demokrasimize faydalı sonuçlar verebileceğini, zorunlu ittifaklar döneminin bu açıdan önemli kazanımlara yol açacağını düşünüyorum…
GÜNÜN SÖZÜ:
DİSK Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu’nun, ‘’Biz inanıyoruz ki, 2023 1 Mayıs’ı Taksim
Meydanının yasaklandığı son 1 Mayıs olacak’’ sözlerini temenniden çok, demokratikleşmenin gereği olarak görmeliyiz.