Başlığın ilk bölümünü okuyunca akla ilk gelenin ne olduğunu, zihinlerde ne gibi sorular oluştuğunu tahmin etmek zor değil:
“Enflasyonun martta yüksek gelmeyebileceğini neye dayanarak söylüyorsun? Ayrıca tahminin kaç?”
İlk sorunun yanıtını vermeye çalışacağım. İkinci soru için bu kez kesin bir yanıtım yoksa da tabii ki iyi kötü bir tahmine sahibim, onu dile getireceğim.
Kaldı ki bir ayda enflasyonun görece düşük gelmesinden de öyle çok büyük anlamlar çıkarmak yanıltıcı olur. Son bir iki gündeki gelişmeler geçen haftaki kaosun piyasalar açısından biraz yatıştığı gibi bir izlenim uyandırıyorsa da Türkiye öyle bir girdabın içine sürüklendi ki bunun etkilerinin yakın dönemde ağır bir fatura olarak önümüze gelme olasılığı çok yüksek.
Mart niye düşük olabilir?
Fiyatlarda Ramazan ayına özgü olarak diğer aylardan farklı ve daha yüksek bir artış yaşanması ne yazık ki kanıksandı. Ramazan ayı demek, yine vurguluyorum, ne yazık ki daha yüksek fiyat demek. Bu durum belki biraz toplu alışveriş yapma isteğinin doğurduğu bir sonuç; ama ağırlıkla Ramazan ayı bahane edilerek yüksek zam yapma isteğinin yansıması. Fiyatlama davranışlarının bir türlü düzelmemesi ve tüketicinin bunu kabul edip olağan karşılaması da zam yapmak için can atan ve fırsat kollayanların elini güçlendiren bir etken.
Ama fiyat endeksi yalnızca gıda maddelerinin fiyatlarından ya da genel bir ifadeyle çarşı pazardaki fiyatlardan oluşmuyor.
Tüm fiyatlar için girdi niteliğinde olan bazı kalemler var, onların fiyatındaki değişim büyük önem taşıyor.
Bu kalemin ne olduğunu biliyorsunuz; akaryakıt. Benzin, motorin ve LPG fiyatındaki değişimin yönü ve boyutu önemli.
Her ne kadar son günlerde benzin ve motorine zam gelmişse de bu kalemlerin ay ortalamasındaki fiyatı şubat ayının altında. Fiyat endeksleri ay sonlarındaki fiyata göre değil, ay ortalamasındaki fiyata göre hesaplandığı, akaryakıt fiyatları da gün ağırlıklı olarak dikkate alındığı için ay ortalamasındaki fiyatın şubatın altında kalması önemli. Hele hele döviz kurunda sakinleşmiş görünse de geçen hafta yaşanan atak dikkate alınırsa.
Benzin ve motorindeki son fiyatların ay sonuna kadar bir daha değişmeyeceği varsayımıyla yapılan hesaplama, bu ay ortalaması itibarıyla benzinin şubata göre yüzde 2,2, motorinin yüzde 1,7 ucuzladığını gösteriyor.
LPG’nin fiyatı ise mart ortalaması itibarıyla şubata göre yüzde 0,9 yukarıda.
Ancak şu gerçeği bir kez daha vurgulamakta yarar var. Ay sonundaki fiyatlar dikkate alınarak hesap yapılırsa bu oranlar farklı çıkabilir. Ne var ki enfl asyon hesaplaması son fiyatlara göre değil, ay ortalamasındaki fiyatlara göre yapılıyor.
Akaryakıtın ağırlığı yüzde 3,33
Akaryakıtın TÜFE’de yüzde 3,33 oranında ağırlığı bulunuyor. Fiyatlar ay sonuna kadar çok büyük bir sıçramaya konu olmaz ve aktardığım oranlar gerçekleşirse akaryakıt kalemi mart ayında genel fiyat artışını aşağı çeken bir etki yapacak.
Akaryakıtın doğrudan etkisi kadar dolaylı etkisi çok daha önemli. Ancak şu da bir gerçek; akaryakıt fiyatları yükselince ona göre belirlenen fiyatların, akaryakıt ucuzlayınca aşağı çekildiği de pek görülmüş bir şey değil. Dolayısıyla akaryakıttaki ucuzlama diğer kalemleri olumlu yönde etkilemeyecektir.
Kur artışı yüzde 4’e yakın
Mart ayının tamamlanmasına çok az kaldı ve şimdiye kadar oluşan ortalamaya göre bu ayın bir dolar ve bir eurodan oluşan sepet kurunda geçen ayın ortalamasına göre yaklaşık yüzde 4 artış oluştu.
Bu oran geçen yılın mart ayından bu yana kaydedilen en yüksek oran. İlginçtir, daha önce de geçen yılın mart ayında sepet kurda yüzde 4,4’lük bir artış olmuştu.
Bu ay tamamlanana kadar geçecek şu kısa sürede ortalama artış oranı yüzde 4’ün bir miktar üstüne de çıkabilir.
Döviz kuru eğer geçen hafta başlayan siyasi gerginlik sonucu bir atak yapmasa ortalama oran çok daha aşağıda oluşur; döviz kuru yüzünden akaryakıta bu hafta yapılan zamlar da çok muhtemeldir ki söz konusu olmazdı.
Yüzde 2,5 civarı olabilir Mart ayı enflasyonunu Ramazan ayının etkisi yukarı itiyor. Aynı şekilde döviz kurundan gelen etki de olumsuz.
Ancak diğer yandan akaryakıttan doğan olumlu bir etki var.
Bütün bunları bir araya getirince ve piyasadaki genel eğilimi de dikkate alınca mart ayı enfl asyonunun yüzde 2,5-3,0 arasında gelebileceği söylenebilir.
Mart ayı böyle geçilebilir. Peki aylık enflasyon bu düzeyde oluşursa bundan çok büyük mutluluk mu duymalıyız yani?
Yani sonrası, sonraki aylar ne olacak?
O da başka bir yazıya...