İnşaattan, savunmaya, otomotivden, ulaşıma kadar her sektörün malzeme tercihini belirleyen dört temel özellik var: Dayanıklılık, hafiflik, esneklik ve maliyet…
Bu özelliklere sahip malzeme elde etmenin en iyi yollarından birisi ise kompozit.
Farklı biyolojik ve kimyasal özellikler taşıyan en az iki malzemenin birleştirilmesiyle meydana gelen daha dayanıklı ve daha sağlam olan yeni malzemeye kompozit adı veriliyor. Ve kompozit teknolojileri son dönemde tüm sektörlerde oyunun kurallarını değiştiriyor.
Kordsa CEO’su İbrahim Özgür Yıldırım’ın ifade ettiği gibi; “Metal bitiyor. Dünyanın malzemeleri değişiyor.”
Dünyanın yeni malzemeleri, her yıl Paris'te düzenlenen Kompozit Teknolojileri Fuarı - JEC World’de sergileniyor.
26-27 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen JEC World 2023’ün ana sponsoru olan Kordsa fuarda, bünyesindeki şirketleri Fabric Development Inc. (FDI); Textile Products Inc. (TPI), Axiom Materials ile Microtex Composites tarafından sunulan kompozit yeniliklerinin yanı sıra, Türkiye’de bulunan ve ürün geliştirme, üretim, uygulama gibi aşamaları tek çatı altında buluşturan Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi’nde (KTMM) geliştirdiği teknolojileri ziyaretçilerle paylaştı. Akademik bakış açısı, bilgi birikimi ve açık inovasyon stratejisi ile Sabancı Üniversitesi de fuarda Kordsa’ya eşlik etti.
“İleri malzeme şirketi”
50 yıllık uzmanlığa sahip olan şirket, lastik güçlendirmeden uzay sanayisine, otomotivden, binalara geniş bir yelpazede güçlendirme çözümleri sunuyor.
Lastik, yapı güçlendirme ve kompozit teknolojileri pazarlarında global bir oyuncu olan Kordsa, bugün 6 ülkede, 13 üretim tesisi, 2 Ar-Ge merkezi ve 4 bin 900 çalışanı ile “ileri malzeme şirketi” olarak faaliyet gösteriyor. Vizyonunu, “hayatı güçlendirme” olarak tanımlayan şirket, geliştirdiği teknolojilerle lastik, inşaat ve kompozit iş kollarında gelecek nesiller için sürdürülebilir bir dünya hedefine katkı vermek için çalışıyor.
Kordsa CEO’su İbrahim Özgür Yıldırım’ın verdiği bilgiler Kordsa’nın global gücünü ve yenilikçi bakış açısını net bir şekilde ortaya koyar nitelikte:
Bugün, dünya genelinde üretilen her 3 otomobil lastiğinden 1'i ve her 3 uçak lastiğinden 2'si Kordsa tarafından güçlendiriliyor.
Kordsa’nın, ABD’deki kompozit üretim tesislerinde uzayda bugüne kadar gidilmiş en uzak mesafeyi kateden NASA’nın uzay kapsülü Orion’un kumaşı üretildi.
Kordsa, lastik güçlendirme kord bezi pazarında dünyada birinci sırada yer alıyor.
Avrupa’da ağırlıklı olarak süper lüks otomotiv sektörü ve motor sporlarına karbon fiber dokuma ve prepreg sağlayan İtalyan Microtex Composites şirketini geçtiğimiz yıl Kordsa portföyüne katılarak kompozit alanındaki yetkinlikler artırıldı.
Kordsa, ABD’deki şirketlerinden Axiom Materials, ticari havacılık sektörüne ileri kompozit malzemeler sağlıyor. Şirketin geliştirdiği alev almazlık özelliği gösteren su bazlı ısıya dayanıklı ürünler çevreci özelliğiyle sektörde fark yaratıyor.
Axiom Materials’ın ürettiği ileri kompozit malzemeler, uçak motorlarının yanı sıra farklı sektörlerde de yeni nesil birçok uygulamada kullanılıyor.
Textile Products ve Fabric Development ise uçakların paratoner kumaşlarını üretiyor.
Hedef 2050’ye kadar net sıfır emisyon
Üretimin her aşamasında çevresel ayak izini azaltacak uygulamaları hayata geçiren Kordsa, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor. Şirket bu doğrultuda, 2030’a kadar satış tonajı başına atık miktarı ve su çekim oranını yüzde 50 azaltmayı, 2050’ye kadar yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı hedefliyor.
Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi
Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi (KTMM), kompozit teknolojilerinin geliştirilme sürecinde sanayi ve üniversiteyi aynı çatı altında bir araya getiriyor. Tasarımcılar, mühendisler, üretim süreci yöneticileri ve personeli, doktora öğrencileri, araştırmacılar, öğretim görevlileri ve girişimciler aynı ekosistemde buluşuyor. 15 bin m2 kapalı alan üzerine kurulu 3 bin 350 m2’lik laboratuvar altyapısına sahip olan merkez, bir üretim tesisinin yanı sıra dünyadaki sayılı test merkezleri arasında yer alıyor.
Kordsa’nın EMEA bölgesindeki üretim tesisinin Sabancı Üniversitesi ile birlikte hayata geçirdiği Kompozit Teknolojileri Mükemmellik Merkezi'nde yer aldığını ifade eden
Kordsa CEO’su İbrahim Özgür Yıldırım, şu bilgileri veriyor: “Kordsa’nın Merkez'deki üretim tesisi AS9100 sertifikasına sahip. Global pazar payını arttırma ve ürün yelpazesini genişletme stratejisine paralel olarak Kordsa, kompozit endüstrisinde iki büyük oyuncu olan Fabric Development Inc. ve Textile Products Inc. ile Advanced Honeycomb Technologies şirketlerini satın aldı. Bu yeni satın almalar ile Kuzey Amerika'daki konumunu güçlendirmek için büyük bir adım attı.”
Türkiye’nin yapı stokunu da güçlendiriyor
Kordsa CEO’su İbrahim Özgür Yıldırım, kompozit ve inşaat güçlendirme alanında 2015 yılından bu yana Ar-Ge faaliyetlerini sürdürdüklerini ve Türkiye’nin yapı stokunu depreme dayanıklı hale getirmek için sorumluluk aldıklarını söylüyor. Kratos sentetik fiber donatıları beton güçlendirme amacıyla geliştirilen bir teknoloji. Kratos; köprü, tünel, viyadük, raylı sistemler gibi projelerde kullanılıyor. Yıldırım, şu bilgileri veriyor: “Kratos yapısal güçlendirme ürünlerimizle yıkıp yeniden yapmaya göre hem zamandan hem maliyetten kazandırıyoruz ve sürdürülebilirliğe katkı sağlıyoruz. Ortalama bir daireyi hacim kaybı olmaksızın yıkıp yeniden yapım maliyetinin yüzde 25-30’una güçlendiriyoruz. Kratos, karbon elyaf takviyeli polimer içeriyor; kolonlarının basınç dayanımlarını, sünekliklerini artırarak eğilme ve kesmeye karşı güçlendiriyor, yük taşıma kapasitelerini artırıyor.”
MZV-MEF YETGEN 21. YÜZYIL YETKİNLİKLERİ EĞİTİM PROGRAMI
21.Yüzyıl Yetkinliklerine psikolojik ilk yardım ve afet okuryazarlığı da eklendi
Türkiye’de ilk defa lise ve üniversite öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan, 2015’ten bu yana 21. Yüzyıl yetkinliklerinin ve farkındalığının kazandırılması amaçlanarak ‘yetkin’ bireyler yetiştirme hedefiyle tasarlanan ‘MZV-MEF YetGen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı’, 2023 yılının ilk eğitim dönemine başladı.
2023 yılı ilk eğitim döneminde programa Türkiye’nin hemen her şehrinden, yurt dışından ise 27 şehirden toplamda 16 bin başvuru yapıldı. Programa 88 farklı şehirden 1300 kişi kabul edildi. MZV-MEF YetGen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı’na 145 YetGen lideri de eşlik ediyor ve katılımcılara mentorluk veriyor. Öğrencilerin gelecekleri için önemli yetkinlikler kazandıkları ve var olan yetkinliklerini geliştirdikleri programı başarı ile tamamlayan öğrenciler, eğitim sonunda sertifika almaya hak kazanıyor.
Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, programla ilgili, “Sürdürülebilir bir gelecek; ancak bilgi, yetkinlik, yenilikçi bakış açısı, değer ve eylemleriyle onu hayal eden ve bu hayallerin peşinden gitme cesareti ve azmi olan gençlerle mümkün ve onları desteklemek de bize düşüyor” dedi.
Derslerde, Kariyer Planlama, Sunum Teknikleri ve Takım Çalışması, Yazılı İçerik Hazırlama, Öz Gelişim ve Aktif Vatandaşlık, Liderlik, Teknoloji Okuryazarlığı, 21. Yüzyıl Okuryazarlıkları, Algoritmik Düşünmeye Giriş, Excel ile Modelleme, Sürdürülebilirlik ve Sosyal İnovasyon, Girişimcilik, GirişGen, İş Dünyasına Geçiş gibi konulara yer veriliyor. Programa bu yıl Psikolojik İlk Yardım ve İlk Yardım ve Afet Okuryazarlığı eğitimleri de dahil edildi. Hukuk Okuryazarlığı ve Psikolojik Sağlamlık gibi farklılaşan başlıklara da eğitimler kapsamında değinilecek.
Alanında uzman birçok konuşmacının da yer aldığı eğitimler ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor ve Yetkin Gençler Youtube kanalı ve mzv.org.tr internet sitesi üzerinden izlenebiliyor.
Michelin 2050’e kadar lastiklerini yüzde yüz sürdürülebilir malzemelerden üretecek
Mobilite alanında hizmet veren Michelin, 2050 yılına kadar Michelin lastiklerinde yüzde yüz sürdürülebilir malzemeler kullanımı hedefi başta olmak üzere çevresel taahhüdünü açıkladı. 2010 ile 2030 yılları arasında CO2 emisyonlarının yüzde 50 azaltılması ara hedefiyle 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı planlayan Michelin, su tüketimini de 2030 yılı itibarıyla yüzde 30’dan fazla azaltma doğrultusunda aksiyonlar alıyor.
Michelin, Batı Avrupa’daki en büyük lastik fabrikası ve en modern tesislerinden biri olan İtalya’nın Cuneo kentindeki endüstriyel tesisinde “Uluslararası Medya Günü” organizasyonunu gerçekleştirdi. Sürücüler, üreticiler ve küresel ısınma açısından söz konusu olan yeni gereklilikler karşısında lastik pazarının gelişimini ve insanlara, teknolojiye ve çevreye ilişkin yeni zorluklar karşısında tesislerin dönüşümünün ele alındığı organizasyonda, Michelin, 2050 yılına kadar lastiklerinde yüzde yüz sürdürülebilir malzeme kullanımı hedefi olmak üzere çevresel taahhüdünü açıkladı.
Araçların gelişmesi ile genişleyen lastik ebatları son dönemde öne çıkan bir trend olarak görülüyor. Bu trendin küresel ısınma ve kaynak kıtlığı bağlamında tüketim ve CO2 emisyonları üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğunu aktaran Michelin, bu paradoksa teknolojiyi kullanarak yanıt verdiklerine örnek olarak Michelin ürünlerindeki yuvarlanma direncinin azaltıldığını gösteriyor. 2021 yılında lastiklerinin yaklaşık 3,4 milyar litre yakıt tasarrufu sunmasını ve dolayısıyla 2010 yılına kıyasla 8,7 milyon metrik ton CO2 salınımının önlenmesini sağlandığını belirten Michelin, bu enerji verimliliğini %10 oranında iyileştirerek 2030 yılında da çalışmalarına devam edeceklerini vurguluyor.
Lastik pazarında bir başka trend olarak ise elektrikli araçların yükselişi ile lastiklerin ilgi odağı haline gelmesi gözlemleniyor.
Michelin ayrıca, dijitalleşme ve yapay zeka kullanımıyla sektörü de dönüştürüyor. Robotları yapay zeka ile bir araya getiren Factory 4.0, özellikle arızaların öngörülmesine, üretim kalitesinin ve esnekliğinin artırılmasına ve çalışma koşullarının ve çalışan niteliklerinin iyileştirilmesine olanak sağlayarak dönüşümün ölçeğini artırıyor.
Dünya genelinde 85’ten fazla tesiste faaliyet gösteren, yılda yaklaşık 200 milyona yakın lastik üreten ve sektördeki yaklaşık 81.000 kişiye istihdam imkanı sağlayan Michelin, 2005 ile 2019 yılları arasında fabrikalarının çevresel etkisini yarıya düşürdü. Grubun bundan sonraki süreçte 2010 ile 2030 yılları arasında CO2 emisyonlarının yüzde 50 azaltılması ara hedefiyle 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmak yer alıyor.
Çocuklar Amazon Türkiye ve Hayalime Ortak Ol Topluluğu ile “hayallerini kodluyor”
Amazon Gülümsetir söylemi kapsamında çok sayıda sosyal sorumluluk projesine destek veren Amazon, Türkiye’deki köy okullarında çocukları erken yaşta kodlama eğitimi ile tanıştıran “Hayalimi Kodluyorum” projesini başlattı.
Amazon Türkiye’nin Hayalime Ortak Ol Topluluğu iş birliği ile başlattığı “Hayalimi Kodluyorum” sosyal sorumluluk projesi kapsamında, Ege Bölgesi’nde belirlenen köy okullarına, öğrencilerin STEM becerileri kazanmaları için gerekli eğitim araçları sağlandı ve kodlama eğitimleri sunuldu. İlk olarak Torbalı'dan 2 okulda, Bornova'dan 2 okulda ve Bergama'dan ise 1 okulda başlatılan “Hayalimi Kodluyorum” projesi sayesinde, ilkokul öğretmenleri ile ilkokul çağındaki çocuklar kodlama alanında eğitimler aldılar.
Amazon Türkiye, proje kapsamında bilgisayar, eğitim ve kırtasiye setleri hediye ederken, öğrencilere de burslar vererek onların geliştirdiği projelere destek oldu.
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Amazon Türkiye Ülke Müdürü Richard Marriott, “Herkes için her gün gülümsemenin kolay olmayabileceğinin farkındayız. Ancak biz gülümsemeyi ve gülümsetmeyi çok seven bir markayız. Bu kapsamda, hâlihazırda dünyanın farklı bölgelerinde Amazon Future Engineer gibi programlarla bu konuda gelecek nesle fayda sağlamaya çalışıyoruz. Proje kapsamında öğrenciler, STEM ilkeleri doğrultusunda yaptıkları çalışmalar ile fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal becerilerini geliştirirken geleceğin becerilerini de edinme fırsatı yakalıyorlar” dedi.
Hayalime Ortak Ol Topluluğu Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Atakan Atalar ise “Hayalimi Kodluyorum projesi ile ‘Eğitimde ve Teknolojide Fırsat Eşitliği’ diyerek köy okullarındaki öğrencilerin kodlama ile hem 21. yüzyıl becerilerine sahip olmalarını hem de akademik başarılarını desteklemeyi hedefliyoruz” yorumunu yaptı.