Özhan EREM
Medyafors Yönetim Kurulu Başkanı
Öncelikle belirtmeliyim ki “Kalıcı İhracat” kavramının geliştirilmesine yönelik ana motivasyonum, Türkiye'nin ihracat alanında karşılaştığı temel sıkıntılardan biri olan, yabancı ülkelerdeki satın alıcılar ile kurulan kısa vadeli ilişkilerin, global dağıtım kanallarının sadakatsiz yapısı altında sürdürülemez olması gerçeğinden kaynaklanmaktadır.
Uluslararası ticaretin olağan akışında, bugün bir yabancı müşteri sizden alışveriş yapabilirken, yarın daha avantajlı bir global tedarikçi bulduğu an itibarıyla tercihini değiştirebilir. Bu durum, işletmeler için önemli bir belirsizlik ve istikrarsızlık kaynağı oluşturur.
Buna karşın, kalıcı ihracat kavramı, özellikle franchise mağazalar yoluyla sürdürülebilir ticareti mümkün kılarak bu açmazın üstesinden gelmeyi hedefler.
Bu yaklaşım, markaların yurt dışı pazarlardaki varlıklarını güçlendirmelerine ve uzun vadeli, karşılıklı fayda sağlayan ilişkiler kurmalarına olanak tanır. Bu şekilde, kalıcı ihracat, global pazarda daha istikrarlı ve öngörülebilir bir iş modeli sunar.
Giriş
Globalleşen dünya ekonomisinde, markaların yurt dışı pazarlarında kalıcı olmaları, sadece anlık başarılar elde etmekten çok daha fazlasını ifade eder. Franchise sistemleri, bu süreçte önemli bir araç olarak öne çıksa da, Türkiye'de güçlü bir üretim üssüne sahip olmanın önemi yadsınamaz. Bu makalede, kalıcı ihracatın avantajları ve franchise sistemleri ile üretim gücünün sinerjisinin bu başarıya nasıl katkıda bulunduğu incelenecektir.
Kalıcı İhracatın Avantajları
Kalıcı ihracat, markalara dünya pazarlarından daha büyük bir pay alma, yeni iş olanakları yaratma ve satışlarını artırma gibi birçok avantaj sunar. Bu avantajlar, işletmelerin büyümesine, dış ticaret açığının kapanmasına ve ülkenin ekonomik dengesinin korunmasına katkıda bulunur. Ayrıca, ihracat yoluyla elde edilen döviz girdileri, ülkenin döviz rezervlerini artırarak ekonomik istikrarı destekler. İşletmeler için de risk dağılımı sağlayarak, belirli bir pazardaki olumsuz durumların etkilerini azaltır.
Franchise Sistemi ve Yurt Dışı Açılım
Franchise sistemi, markaların yurt dışı pazarlarda kalıcı olarak yer almasını sağlayan önemli bir yöntemdir. Bu sistem, markaların global standartlarda ürün ve hizmet sunarak, yerel pazarlarda tanınmasını ve tercih edilmesini sağlar. Ancak, bu sürecin kalıcı başarıya ulaşması için Türkiye'deki güçlü bir üretim üssünün desteği gereklidir.
Türkiye'deki Üretim Gücünün Rolü
Türkiye'de sağlam bir üretim üssüne sahip olmak, markaların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırır. Üretim gücü, maliyet avantajları, esnek üretim kapasitesi ve hızlı tedarik zinciri gibi unsurlarla markalara destek olurken, ürün kalitesini de garanti altına alır. Bu, uluslararası pazarlarda markanın güvenilirliğini ve tüketici sadakatini artırarak kalıcı ihracat başarısının temelini oluşturur.
Franchise ve Üretim Gücünün Sinerjisi
Kalıcı ihracat başarısında, franchise sistemleri ve Türkiye'deki üretim gücü arasındaki sinerji hayati öneme sahiptir. Franchise mağazalar, markaların ürünlerini uluslararası tüketicilere ulaştırırken, güçlü bir üretim üssü bu ürünlerin sürekli olarak yüksek kalitede üretilmesini sağlar. Bu iki faktörün birleşimi, markaların uluslararası pazarlarda sürdürülebilir bir başarı elde etmelerine olanak tanır.
Türkiye Örneğinde Başarılı Uygulamalar
Türkiye'den birçok marka, güçlü üretim kapasiteleri ve etkili franchise sistemleri ile uluslararası pazarlarda kalıcı başarılar elde etmiştir. Bu markalar, hem uluslararası rekabetçiliklerini artırmış hem de Türk ürünlerinin kalitesini ve değerini global ölçekte tanıtmışlardır.
Sonuç ve Öneriler
Makalemizin sonuna doğru gelirken, kalıcı ihracatın Türkiye için önemini ve potansiyelini bir kez daha vurgulamak isterim. Ancak, bu potansiyelin tam olarak gerçekleşmesi için, karşımıza çıkan bazı engellerin üstesinden gelinmesi gerekmektedir. Bu engellerden biri, Ticaret Bakanlığımızın yurt dışında düzenlenen franchise/bayilik fuarlarını genel ticaret fuarı olarak nitelendirmesi ve bu sebeple bu tür fuarları teşvik kapsamına almamış olmasıdır.
Franchise ve bayilik fuarları, Türk markaları için son derece verimli ve stratejik platformlardır. Bu fuarlar, markalarımızın global pazarlarda tanıtımını yapmaları, yeni iş birlikleri kurmaları, Ülke ve bölge franchise’ları vermeleri ve uluslararası alanda daha geniş bir kitleye ulaşmaları için eşsiz fırsatlar sunmaktadır.
Dolayısıyla, bu tür yurt dışı “Franchise fuarlarının” teşvik kapsamına sektörel fuarlar olarak alınması, markalarımızın global pazarda rekabet edebilirliklerini artıracak ve Türkiye'nin ekonomik büyümesine önemli ölçüde katkıda bulunacaktır.
Bu bağlamda, Ticaret Bakanlığımızın franchise ve bayilik fuarlarına yönelik mevcut teşvik politikalarını gözden geçirmesi ve bu alanda Türk markalarının desteklenmesi için gerekli düzenlemeleri yapması büyük önem taşımaktadır. Yurt dışında düzenlenen franchise ve bayilik fuarlarının teşvik kapsamına alınması, markalarımız için daha fazla fırsat yaratacak ve Türkiye'nin global pazardaki varlığını güçlendirecektir.
Kısacası, kalıcı ihracatın sağladığı avantajların tam olarak faydalanılabilmesi için, devletin ve ilgili kurumların destekleyici politikalar üretmesi ve uygulaması gerekmektedir. Türkiye'nin uluslararası ticaretteki konumunu güçlendirmek ve ekonomik büyümeyi daha da hızlandırmak adına, Ticaret Bakanlığımızın bu konudaki adımlarını atması ve Türk markalarının yurt dışı franchise ve bayilik fuarlarındaki varlığını teşvik etmesi, geleceğe yönelik büyük bir adım olacaktır.