İsrail halkı tek adam rejimine “hayır” diyor ve sokaklarda. İşin çaresi yeni “toplumsal anlaşma”’ imzalanmasından geçiyor.
İsrail için “en iyi” gününde “en kötü” konumda diyenler yerden göğe dek haklılar…. Ülke kişi başına 56 bin dolar gelire erişti, AB ortalamasını geçti ama demokrasisi “henüz” çatırdamasa da, ciddi olarak kanırtılıyor. Son 27 yılın 15’inde bu ülkede başbakanlık yapan Netenyahu, nam-ı diğer Bibi ülkede hukuk kurumlarının tümünü rafa kaldırarak “tek adam rejimi”ne gitmek istiyor. Yurttaşlar “ilk kez” sokaklara döküldü ve tek adam rejimine “geçit” vermiyor.
İsrail’in yazılı bir anayasası yok…. Bu nedenle İsrail Yüksek Mahkemesi‘nin kararları bir “içtihat” olarak kabul ediliyor ve hukukun boşluklarını dolduruyor. Yetki kullanımında sınır tanımayan Bibi ise hem Yüksek Mahkeme’nin yetkilerini budamak istiyor, hem de yargıçların atama yetkisini üstlenmek istiyor. Bununla iki taş vuracak: İlki tek adam rejimi başlayacak, ikincisi yolsuzluktan ötürü hakkında açılmış tüm davaların “kadük” olmasını sağlayacak.
İsrail 1948 ‘de kurulduğunda “sol değerler” üstüne inşa edildi, başka bir yolu da yoktu, “ben” yerine “biz” düşüncesi egemen olmalıydı. Ülkenin dört bir yanında yaklaşık 300 “kibbutz çiftliği” kendi kendine yeterliliğinin aracısıydı. Bu çiftliklerde para geçerli değildi, herkes ihtiyacını karşılıyordu.
Ancak 80’lerde misyon tarımsal yeterlilik yerine, ileri sanayi ürünlerinin imalatına dönüştü. Dürtü “para ve kâr” oldu. Bu, Bibi türü yeni bir politikacı kuşağının zeminini hazırladı. Bununla kalmadı, ülkenin kurucu ilkeleri gereği vergi ödeme ve askerlik görevinden bağışık din adamları (haredikler) nüfusun %13’üyle bir aşırı sağın omurgasını ortaya çıkardı. İşte bu bağnaz koalisyon Bibi başbakanlığında işgal atındaki Arap topraklarını yerleşime açıyor, Filistin sorununu yok sayıyor.
Bibi ise “herkese bal çalan” bir pragmatik olduğu kadar, eşi ve oğlu ile birlikte bir “üçlü çete”0. Tüm ihalelerde komisyon alıyorlar.
Son 11 haftadır sokaklarda “Tek Adam Rejimine Geçit Yok” diyen halk içinde ordu mensuplarının ve ihracatın yüzde 50’sini sırtlamış olan tekno-girişimcilerin varlığı dikkat çekiyor. Çıkışları ilk elde sonuç verdi ve Bibi tasarının “bir süre” ertelediğini açıklamak zorunda kaldı.
İsrail bu yıl 75. yaşına basıyor…
Bu yıl rafa kaldırılan “sosyal sözleşme”sini de yeniden yazmak zorunda…
Bibi gibi sadece kendine yontan popülist kılıklı despotlarla işin olmayacağı açık ve aşikar…
Günün sözü: Fransa ve İsrail gibi tek adam rejim adaylarına geçit vermeyen tek olgu halkın kendisi, sokaklar bunu açık-seçik söylüyor.