Geçen haftaki yazımda, Erdoğan Türkiye’sinde doğru dürüst gazetecilik ve yazarlık yapmanın olanaksız hale geldiğini hatırlatmış ve yazımı şöyle bitirmiştim: “Türkiye’nin bugün gelmiş olduğu noktada ortaya çıkan siyasi tablo, hukukun ayaklar altına alındığı ve Sayın Erdoğan’ın Türkiye’ye tek başına hükmettiği yönetim tarzını eleştirenlerin cezasız kalmadığını gösteriyor.”
Son bir haftada yaşananlar bu inancımı daha da güçlendirdi. Hataları ve sevaplarıyla 44 yıldan beri iş dünyamızın önde gelen kuruluşlarından biri olan TÜSİAD’ın Türkiye ekonomisinin bugünkü gidişatıyla ilgili görüşlerini ve eleştirilerini ifade etmesi üzerine başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere AKP yandaşlarının koparttığı yaygara, iktidarın ve sadık medyasının Türkiye’de demokrasinin D’sinden söz edilmesini bile vatana ihanet olarak algıladığını gösterdi.
İktidar partisinin Ankara’da düzenlediği gösterişli toplantıda, AKP saflarına geçtiklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a biat ettiklerini beyan edenlerin coşkulu gösterisini de iftiharla izledik. Sayın Erdoğan’ın emrine girmeyi kabul edenler el etek öperek Sayın Erdoğan’ın sadık bendesi haline geldiklerini ilan ederken bu kişilerin geçmişlerini hatırlayanlar, Erdoğan’ın yandaş devşirme konusunda ne kadar başarılı olduğunu da bir kez daha kabul etmek zorunda kaldılar.
Bu koşullar değişene kadar Türkiye’de köşe yazısı yazmaya devam etmenin anlamlı olmadığını düşünüyor, okurlarımla günün birinde, farklı bir ortamda yeniden buluşmayı diliyorum.