Enflasyon %50’lerde ve bu nedenle döviz fiyatı sürekli baskılanıyor. 14 Mayıs seçimi sonrasında bu baskının kalkıyor olması nedeniyle yeni bir “dolar fiyatı” ile karşılaşmamız kaçınılmaz.
Risk Primi 500’ler civarında seyrediyor, bu olması gerekenin 200 puan üstü. Dış borçlanmada yüzde 12’yi bulan bir dolar faizi maliyeti var. Seçim sonrasında bunun ivedilikle iyileşmesi olanaksız. Doğru (ortodoks) politikalara dönüş durumunda en erken “makul faiz” için 90-120 gün beklemek gerekiyor. Aynı bağlamda portföy yatırımları için de aynı vadeyi vermek mümkün. Dış para hareketlerinin öncelikle “bekle/gör” tavrını takınması beklenmeli. Merkez Bankası’nın swaplar hariç rezervi eksi 40 milyar dolar. Bu durumda beklentilerde birinci muhatap kaçınılmaz olarak yurtdışı kaynaklar olacak.
Yurtdışı beklentisini artıran bir başka öğe yüksek cari açık. GSYH’nın %6’sını bulan cari açık kaynak ihtiyacını daha da arttırıyor. Kısa vadede önlemi yok.
Yılın ilk 3 ayında yaşanan büyük bütçe açığı en geç Haziran ayında yeni bir “Ek Bütçe” yapılmasını gerektirecek. Gelir cephesinin ek bütçede karşılanmaması nedeniyle bu durumun yeniden bir “enfl asyonist baskı” yaratması bekleniyor. Bütçe üstünde olumsuz iki etkenden ilki Kur Korumalı Mevduat (KKM) yükü, diğeri ise Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) ölçüsüz zararları. TVF tasfiye edilse bile, KKM sistemi bir devlet taahhüdü, bu nedenle sistemin ancak bir “tasfiye vadesi” öngörerek sonlanması beklenmeli. Seçim sonrası ekonomi gündeminin bir diğer boyutu ise deprem yarasının sarılmasının ekonomik maliyeti. 120 milyar dolar gibi abartılı hesaplamaların yarısı bile gerçek olsa, bu kaynağın bulunması gerekiyor. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Dünya Bankası‘nın çok uygun koşullarda kaynak tahsisine hazır olduğunu biliyoruz.
Batı dünyası ise seçim sonrasında ortodoks politikalara dönüşü “kaçınılmaz” görüyor. Dış politikada sivri dönüşler beklemiyor. Karar sürecinde tek merkezli uygulamaların sonlanacağına inanıyor. Bunlar onların satın aldığı “beklenti”.
Unutmamak gerekiyor ki, yıllık en az 350 milyar dolar olan ithalatıyla Türkiye’nin seçimi sadece bizi değil, dış dünyayı da yakından ilgilendiriyor.
GÜNÜN NOTU:
Şili‘nin Boric başkanlığındaki sol hükümeti, lityum madenini kamulaştırarak, beklentileri yanılttı, dünya zigzaglara çok gebe….