Depreme karşı iyi mücadele örneklerinden söz etmenin sırası geldi diye düşünüyorum. Önce yurtiçinden… Tavşancıl, Kocaeli’nin beldesi olarak 1999 Marmara Depremini geçirdi (yaşamadı). Belediye Başkanı Salih Gün (CHP) “Kuzey Anadolu Fay Hattı”nın buradan geçtiği saptamasıyla kenti maksimum 3 kat ile sınırladı. 1999'da ölü ve yaralı yoktu.
Erzin, Hatay’ın 41 bin nüfuslu bir ilçesi. İskenderun’a sadece 45 km uzaklıkta ve deprem alanı içinde. 2019’da belediye başkanı olarak seçilen Av. Ökkeş Elmasoğlu (CHP) 1876 tarihli İmar Planı’nın deprem gerçeğini göz önüne almadığını fark etti ve yeni bir Revizyon Uygulama Planı hazırladı (2021). 1054 ha’lık kent gelişim alanını 446 ha konut ile sınırladı. Yaklaşık %10 yeşil alan öngördü. 6 Şubat Depremi’nde Hatay ağır kayıplar verirken, Erzin kayıpların dışında kaldı, ölen ve yaralanan olmadı.
Elbistan, son depremde ağır kayıplar verdi. Ancak Elbistan Devlet Hastanesi bu kayıplardan hiç etkilenmedi. Bunun gizemini yüklenicisi Mühendis Mehmet Emre Özcanlı şöyle anlatıyor: Erzincanlı bir aile olarak 1939’dan bu yana depremden etkileniyoruz. 3 kez Japonya’ya giderek Sismik İzolatör Sistemi’ni öğrendim. Zemin ilke bodrum arasındaki kolonların arasına bir cihaz yerleştiriliyor. Bununla depremde yapının yeryüzü bağlantısı kesiliyor. Bu işin ek maliyeti ise sadece %5.
Depremleri çok az hasar ve asgari can kaybıyla atlatan Japonya’da bu işin sırrına "Bosai Kültürü" adı veriliyor. ‘’Bo’’ koruma, ‘’sai‘’ afet anlamına geliyor. Deprem mirasını kültürel miraslarının bir parçası olarak nesilden nesile aktarma becerisi bu işin sırrı. Bosai bununla bir önleme kültürü ve kamu ve toplum desteği ve kendi kendine yardım üçlüsünden oluşan bir afet hazırlığı var ve bu yaklaşım çözümün kendisi oluyor. Yaralar sarılmayacak gibi değil…
Önemli olan yeni bir depremde kaybın asgarileştirilmesi, dağlanan yüreklerin azalması.
Deprem Yönetmeliği’nin 8, Yapı Denetim Mevzuatı’nın 11 kez değiştiği bir ülkede, bütün bunların yepyeni ve farklı bir iktidar anlayışı gerektirdiği çok açık.
GÜNÜN NOTU
Gazeteciliğin anlamlı ismi, dostum Güngör Mengi’yi kaybetmenin üzüntüsü içindeyim.