AHMET ARSLAN - Denetçi, CPA, MBA
Belediye şirketlerinin kendilerine münhasır özelliklerinin bilinmesi şirketlerin etkili bir şekilde yönetilmesi ve denetlenmesi ve hesap verebilirliğinin sağlanmasına yardımcı olur.
Zaman zaman belediye şirketlerine ilişkin denetimler ve adli süreçlerle ilgili olarak kamuoyuna yansıyan bilgiler söz konusu şirketlerin kendilerine münhasır özelliklerinin tam olarak farkında olunmadığına işaret etmektedir.
Bu durumun başlıca sebebi belediye şirketlerinin ya tamamen kamu idaresi veya özel sektör şirketi olarak algılanmasından kaynaklanmaktadır.
Oysa, devletin kamu iktisadi teşebbüslerinden (KİT) farklı olarak belediye şirketleri bazı hususlarda kamu hukuku kurallarına, bazı hususlarda ise özel hukuk (Türk ticaret kanunu, borçlar kanunu vb.) tabi olduğundan kendilerine münhasır özellikleri bulunan kurumlardır.
Söz konusu özellikleri aşağıda başlıklar altına açıklayabiliriz.
1- Belediye şirketleri resmi daire veya kamu idaresi statüsünde değildir
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulduğu ve söz konusu kanuna göre tacir sıfatına sahip olduğundan ve özel kanunla düzenlenmediğinden belediye şirketleri resmi daire, kamu idaresi, kamu kurum ve kuruluşu statüsünde değildir.
2- Belediye şirketleri belediye ile bedelsiz mal ve hizmet ilişkisine giremez
Sermayesinin tamamı belediyeye ait olsa belediye şirketlerinin hesap, varlık ve kaynakları tamamen ilgili belediyeden ayrı olup, belediye şirketi yöneticileri belediyenin değil, şirketin menfaatlerini korumakla yükümlüdür. Bu nedenle, belediye şirketlerinin şirkete ait varlık ve kaynakları belediyeye bedelsiz şekilde aktarmaları yasal olarak mümkün değildir.
3- Belediye şirketlerinin satınalmaları kural olarak ihaleyle, istisnai olarak ise ihalesiz şekilde gerçekleştirilir
Belediye şirketlerinin mal ve hizmet alımları kural olarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihaleyle ve şartların varlığı halinde doğrudan teminle gerçekleştirilmekle birlikte doğrudan mal ve hizmet üretimine veya ana faaliyetlerine yönelik ihtiyaçlarının temini için yapacakları mal ve hizmet alımları söz konusu kanunun 3’üncü maddesinin (g) bendi kapsamında istisnalar kapsamında ihalesiz şekilde gerçekleştirilebilir.
4. Belediye şirketi yöneticileri ve personeli kamu görevlisi değildir.
Sermayesinin tamamı belediyeye ait olsa ve ilgili belediyenin onayı ile istihdam edilse dahi, belediye şirketi personeli memur, sözleşmeli personel, kadrolu işçi vb. statüde belediye personeli ve dolayısıyla kamu görevlisi değildir. Belediye şirketi personeli 4857 sayılı İş Kanununa tabi işçi olup, söz konusu personelin işvereni ilgili belediye değil, belediye şirketidir.
5- Belediye şirketlerinde personel istihdamı belli bazı kurallara tabidir.
Belediye şirketlerinde işçi-işveren ilişkileri 4857 sayılı İş Kanununa tâbi olmakla birlikte söz konusu şirketlerde istihdam edilecek personelde aranacak nitelikler, personelin işe alınış süreci ve personel maliyeti konusunda belli bazı kurallar ve kısıtlamalar bulunmaktadır.
6. Belediye şirketlerinde kamu zararı tespiti yapılmaz.
Belediye şirketleri 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında olmadığından ve söz konusu şirketlerde çalışan personel kamu görevlisi sayılmadığından şirket tarafından fazla ve yersiz olarak yapılan ödemeler ile eksik tahsil edilen veya hiç tahsil edilmeyen gelirlerden dolayı kamu zararı tespiti yapılmaz. Bununla birlikte, bu durum belediye şirketinin uğradığı zararlardan dolayı şirket yöneticileri ve şirket personeline rücu etme imkanının olmadığı anlamına gelmez.
7- Belediye şirketleri bedelsiz şekilde kamu hizmeti, sosyal yardım veya sosyal hizmet sunamaz.
Gerek 4736 sayılı Kanun hükümleri gerekse belediye şirketi yöneticilerinin şirket menfaatlerini korumakla yükümlü olması nedeniyle belediye şirketleri bedelsiz şekilde mal ve hizmet sunumunda bulunamaz.
Öte yandan, belediyelerin sosyal hizmet ve sosyal yardım sunma görev ve yetkisi bulunmakla birlikte belediye şirketlerinin böyle bir görevi yoktur.
8. Belediye şirketlerinin zarar etmesi yöneticilerin yasal sorumluluğunu gerektirebilir.
Belediye şirketinin zarar etmesi başlıbaşına belediye şirketi yönetiminin yasal sorumluluğunu gerektirmemekle birlikte piyasa rayiçlerinin üstünde mal ve hizmet alınması, alınmayan mal ve hizmetin bedelinin ödenmesi, piyasa rayiçlerinin altında veya bedelsiz şekilde mal ve hizmet sunulması gibi ticari hayatın gereklerine aykırı hareket edilmesi ve şirket kaynaklarının suiistimal edilmesi halinde belediye şirketi yöneticileri Türk Ceza Kanunu’nun güveni kötüye kullanma suçu kapsamında sorumlu tutulabilir.
9- Belediye şirketi yöneticileri görevi kötüye kullanma suçunun muhatabı olmaz.
Yukarıda da ifade edildiği üzere, belediye şirketi yöneticileri ve personeli kamu görevlisi olmadığından ve belediye şirketlerinde kamu zararı tespiti yapılmayacağından belediye şirketi yöneticileri kamu görevlilerine özgü bir suç olan görevi kötüye kullanma suçunun faili olamaz.
10- Belediye şirketleri dernek, vakıf ve spor kulüplerine herhangi bir şekilde yardımda bulunamaz.
5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili diğer mevzuat hükümleri gereğince, belediye şirketleri dernek, vakıf, spor kulübü vb. kuruluşlara ayni veya nakdi herhangi bir yardımda bulunamaz, bunlara taşınır veya taşınmaz varlık tahsis edemez.
11- belediye şirketlerinde defter, belge ve kayıt düzeni vergi mevzuatı ve ticaret hukukunun yanısıra kısmen kamu hukukuna da tabidir.
Belediye şirketleri tutması gereken ticari defterler ve düzenlemesi gereken belgeler bakımından özel sektör şirketlerinin tabi olduğu mevzuata tabi olmakla birlikte mal ve hizmet alımı vb. konularda kamu ihale mevzuatı vb. kamu hukukunda öngörülen belge düzenine tabidir.
12- Belediye şirketlerinin denetimi özel ihtisas gerektirir.
Sayıştay, mali müşavirler ve bağımsız denetçiler tarafından belediye şirketlerinde yapılan denetim mali tablo denetiminin ötesine geçmemektedir. Müfettiş, kontrolör, iç denetçi vb. kişiler tarafından yapılan denetim ise ihtisas konuları olmayan mali denetimi kapsamamaktadır.
Bu nedenle, belediye şirketlerinin tam anlamıyla denetimi sadece mali tablolarının değil, şirketin mali işleyişinin ve yönetim biçiminin tüm yönleriyle denetimini kapsamalıdır.
Sonuç
Sermayesinin tamamı belediyeye ait olsa dahi belediye şirketlerinin belediyeden ve piyasadaki diğer şirketlerden ayrışan, bazıları yukarıda açıklanan kendilerine münhasır özellikleri bulunmaktadır.
Belediye şirketlerinin kendilerine münhasır özelliklerinin bilinmesi şirketlerin etkili bir şekilde yönetilmesi ve denetlenmesi ve hesap verebilirliğinin sağlanmasına yardımcı olur.
Kaynakça
Ahmet ARSLAN; Tüm Yönleriyle Belediye Şirketleri, 3. Baskı, Mart 2024, Ankara.
www.malidunya.com