Propaganda konusunda ütopik bir öneri aklıma geldi. Azeri besteci Fikret Amirov’un kendi müziğini anlatırken yaptığı tanımı hatırladım.
1960’lı yılların sonunda Azeri besteci ve orkestra şefi Fikret Amirov (1922-1984) İstanbul’a gelmiş, Laleli’de bir dostunun yanında kalıyordu. ANT dergisi muhabiri olarak röportaj önerimi kabul edince, buluştuk. ‘’SSCB Devlet Ödülü Sahibi‘’ olarak o müziğini anlatırken, ”Bestelerinizin Sovyet müziği içinde yeri nedir?’’ diye sorduğumda bana şu yanıtı verdi:
- Sovyet halklarının müziği rengarenk çiçekten oluşan bir bukettir. Bizim Azeri müziğimiz, bu buket içinde yer alan göz alıcı ve öne çıkan bir kırmızı güldür…
14 Mayıs seçim propaganda çalışmalarını ve yapılan konuşmaları dün izlerken, seçim yarışının Amirov’un anlattığı buketteki çiçeklerin yarışı gibi olmasının güzelliğini düşündüm.
Siyasi parti sözcüleri birbirini suçlamadan, ötekileştirmeden, dışlamadan toplumun refahını artırıcı, ülkeyi, demokrasimizi geliştirici öneriler içeren projelerini ortaya koyarak yarışmalılar. En güzel sorun çözümlerinin, yarın umutlarının kendilerinde olduğunu anlatabilme erdemini yaşamalılar.
Seçime 18 gün kala, bu anlattıklarım “ütopik” olarak algılansa da söylemekten de geri duramıyorum, anlattıklarım ayrıca ‘’distopya’’ da değil. Bazı propaganda söylemlerinde bunun yerleşmeye başladığını görerek mutlu oluyorum.
Propagandanın halka en dokunanı ”umut” taşıyanı “refah” vaat edenleridir. Partilerin propagandalarında bunun yer aldığını ama yeterli olmadığına inanıyorum. Dilemekten öte, istiyor ve bekliyorum.
Seçim yarışı bana göre ‘’demokrasiyi geliştirme aracı’’ olduğu için, şenlik içinde projeler arasında yapılırsa faydalı olur, sonuç verir. Nitekim İspanyol bilim insanı Manuel Castells, ‘’Enformasyon Çağı‘’ başlığını verdiği çalışmasında, çağımız için ‘’Proje Demokrasisi‘’ adını kullanıyor, kanımca çok yerindedir.
Projeler, ülkede demokrasinin gelişmesine ve serpilmesine ve yarına umutlu bakılmasına yol açar…
Günün sözü:
Bilim insanı Memduh Yaşa için kaleme alınan, ‘’Demokrat Bir Bilim ve Siyaset İnsanı: Memduh Yaşa‘’ kitabı İstanbul Bilgi Üniversitesi yayını oldu, bu eseri okurlarımıza öneriyorum.