Birkaç dost ile sohbet ederken söz son ihracat rakamlarına geldi.
Sohbete katılan dostlardan birisi bana, toplam ihracatçı sayımızın, her yıl ihracat ordumuza katılan firmaların sayıları kadar artmadığını vurguladığım yazılarımı hatırlattı ve sordu…
Neden toplam ihracatçı sayısı her yıl ihracat ordumuza katılanların sayısı kadar artmıyor?
Bunu hep yazıyorum ve üzerine basarak yineliyorum.
Her yıl ihracat ordumuza yeni katılan firmaların sayısının dörtte üçü kadar firma ihracat piyasasından çıkıyor. Ben üşenmedim yıllara ait ihracatçı rakamlarını ele alıp hesap ettim. İsteyen otursun hesap etsin, ufak tefek sapmalarla aynı sonuca erişeceklerdir.
Neden?
Nedenlerini saymaya bu sohbet sayfası yetmez de bir örnek verip yorum yapalım.
Özdeyiş ne diyor “ Acele giden ecele gider.”
Ya da “ Acele ile menzil alınmaz, Acele işe şeytan karışır.”
İşletme sahibi çok mutlu çünkü yurtdışından oldukça ciddi bir talep almış.
Talep rakamı oldukça yüksek ve kendi kapasitesinin epeyi üzerinde.
Sözleşmeler yapılıyor, imzalar atılıyor ve üretici arkadaşımız hemen kapasite arttırımına giderek yatırım yapmak üzere çalışmalara başlıyor ve yeni makineler ile işçi alımı yapıyor.
İşler iyi gidiyor gitmesine de sözleşmenin sonuna doğru gelen siparişler gittikçe azalıyor ve işletmede tedirginlik artıyor. Kapasite arttırmak için yapılan yatırımla altına girilen borçların taksitleri, hiç gecikmeden vadesinde geliyor.
Başka bir özdeyiş diyor ki “ Acele bir ağaçtır meyvesi pişmanlıktır.”
Alıcı firma ile yapılan görüşmeler de netice vermeyince, bu üretici işi kapatmak zorunda kalıyor.
İş böyle olunca da azalan sipariş rakamları, işletmeyi ayakta tutabilecek miktarda olmuyor.
Sonuç olarak, yatırıma harcanan paraların geri ödemeleri yapılamayınca alacaklılar işletmenin kapısını kapattırıyorlar.
Neden böyle oldu, sözleşme ne güne duruyor diye sorar mısınız?
Çünkü sözleşme çok açık ve siparişler azaltılabilir.
Sözleşme maddelerinden birisinde, toplam siparişlerde olabilecek sapma miktarının, yüzde otuzlara varabileceği belirtiliyor.
Ancak üretici dostumuz işi alabilmek için bu koşula hiç önem vermeden sözleşmeye imza atmış ve üstüne üstlük hemen ciddi bir yatırım yapmış ve yüklü bir borç altına girmiş?
Bir başka özdeyiş ne diyor “ Acele yürüyen yolda kalır.”
İhracat yapmak için üreticilerle yapmış olduğum görüşmelerimde beni en çok tedirgin eden ifadelerin en başında “ Hallederiz beyefendi “ sözü gelmiştir.
İşin, ürünün ve işin yürütülmesinin tüm detaylarının, yarın tartışmaya meydan vermeyecek bir şekilde yazılmasını ve sözleşme yapılmasını salık veriyoruz amma muhatabınızın koyduğu koşulları okumadan imzalayın demiyoruz.
Başka bir özdeyiş de “ Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş. “
Siz şimdi gelin de bu üretici arkadaşımızı ihracat yapmak üzere yeniden ikna edin.
Bu gerçek bir olaydır, sanal bir olay veya senaryo değildir.
Acele ile ilgili bir dolu özdeyiş yazdım, umarım telaşsız ve dikkatli ihracatçılarımız çoğalır.
Ülkemizdeki ihracatçı firma sayısı da olması gereken yerlere çıkar.