Geçen yüzyılın toplu oy havuzunu oluşturan köylü nüfusun yerini, gençler ve emekliler alınca partilerin vaat demeti değişiyor…
Geçen yüzyılın ortasından bu yana Türkiye’nin toplu oy havuzlarında önemli değişimler yaşandığı için partilerin seçim propagandalarında da önemli farklar oluyor. 1950’lerde yüzde 70 olan köy ve kırsal nüfus, 2022’de yüzde 6.8 düzeyine indi. 2023 seçimlerinde oy kullanma hakkına sahip 62.4 milyon seçmenden 5.9 milyonu ilk kez oy kullanacak. Eski köylü seçmenin ağırlığını şimdilerde gençler, emekliler ve kadınlar oluşturuyor.
Geçen yüzyılda seçim propagandaları köylü sorunları ve ürün fiyatları üzerine kurulur, geliştirilirdi. Büyük oy gruplarına sahip olan feodal beyler büyük önem taşırlardı. Köylülüğün oy havuzuna sahip olan ağaların yeri Meclis’te ayrılmış olurdu.
2023 yılının seçmen yapısına baktığımızda köylü seçmen sayısı 1.3 milyona indi. Artık köylülük seçimler açısından önemli bir oy havuzu olarak görülmüyor.
2023 seçimlerinin oy havuzları gençler, emekliler ve kadınlar. Bunlara sendikalı işçileri, oy hakkına sahip yabancıları da ekleyebiliriz. Geçen yüzyılın oy havuzlarına dönük yoğun propagandayı bu seçim döneminde görmeyeceğiz. Propagandalar yeni oy havuzlarına dönük olacak… Partilerin gençlere dönük propagandaları bu seçim döneminde ağırlık taşımaya başlamış durumda. Cumhurbaşkanı, çeşitli kentlerde gençlerle buluşup şarkılı-türkülü toplantılarda propagandalarını sürdürüyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu ve 6’lı Masa ortaklarının başlattıkları propagandalarında da gençlere dönük söylemlerin ağırlığına tanık oluyoruz. Seçim dönemi yaklaştıkça yeni başka kararlar daha göreceğimize inanıyorum.
Ancak gençler konusunda çerçeve ‘’ Daha İyi Bir Türkiye Mümkün‘’ noktasındaki inandırıcılıktan geçiyor. Bu konuda siyasi partilerimiz tümüyle ‘’eksik’’.
Bakalım, hangi partiler ve ittifaklar seçmendeki bu değişime daha iyi yanıt vererek oylarını artırıp iktidar olacaklar…
GÜNÜN SÖZÜ:
Dış ticaret tüm zamanların en büyük açığını verirken, % 83’lere çıkmış ihracatın ithalatı karşılama oranı % 68’e indi, çok düşündürücü…