İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrasında CHP’nin “iktidar destekçisi” oldukları gerekçesiyle bazı markalara yönelik boykot uygulaması ile ana muhalefet partisinin de destek verdiği üniversite öğrencilerinin ülke genelinde bir günlük “Satın alım yapmıyoruz” eylemine iş dünyası örgütlerinden tepki geldi.
"Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır"
TOBB BAŞKANI RİFAT HİSARCIKLIOĞLU:
Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır.
"Güzel ülkemizin tüm fertlerini sağduyulu davranmaya davet ediyoruz"
DEİK BAŞKANI NAİL OLPAK:
Boykotlarla sadece şirketlerimiz değil, maalesef ülke ekonomimiz de yara alacaktır. Hiçbir firmamız, siyasetin kendi arasındaki diyaloglarının sonuçlarına konu edilmemelidir. Güzel ülkemizin tüm fertlerinin, şirketlerinin ve kurumlarının birlik ve beraberliğine olan inancımızla, herkesi sağduyulu davranmaya davet ediyoruz.
"Demokrasi ve yasalar içinde hareket edilmeli"
İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN:
Son günlerde ülkemizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak çağrılar konusunda dikkatli ve duyarlı olunmalıdır. Üretim ve ticaret hayatındaki dengelerin sarsılması, tahrip edilmesi yerine; demokrasinin ve yasaların sınırları içinde hareket edilmesinin ülkemiz için yararlı olacağını düşünüyorum.
"Kaybedenin Türkiye olmasına izin vermemeliyiz"
İTO BAŞKANI ŞEKİB AVDAGİÇ:
Bizi biz ve bir yapan değerlerimize sahip çıkmamız gereken günlerden geçiyoruz. Şirketlerimiz bu değerlerimizin başında gelir. Boykot çağrıları yanlıştır. Türkiye, bir aklıselim ülkesidir. Köklü devlet geleneğiyle, kısır siyasi çatışmaların savuracağı bir ülke olamaz. Kaybedenin Türkiye’nin şirketleri, Türkiye’nin ekonomisi, 86 milyon vatandaşımızın fedakarlığıyla oluşturduğu üretim birikimi olmasına izin vermemeliyiz. Türkiye’nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz.
"Yerli ve milli markaları hedef tahtasına koydular"
İSTANBUL TİCARET BORSASI BAŞKANI ALİ KOPUZ
Önce gençleri sokağa dökmeye çalıştılar, istedikleri başarıyı elde edemeyince, yerli ve milli markaları hedef tahtasına koydular. Bu çağrılar, bir yolsuzluk soruşturmasını örtmek ve algı yönetimi için sadece Türkiye’nin ticaretini, esnafın kazancını ve milletin ihtiyaç duyduğu ürünü almasını engellemeyi değil, milleti ayrıştırmayı da göze almış durumda olduklarını gösteriyor.
"Yerli üretimin altına mayın döşemek olur"
ATO BAŞKANI GÜRSEL BARAN:
Son dönemde ekonomimizi hedef alan çağrıları iş dünyası olarak kaygıyla izliyoruz. Bu süreçte piyasaları dengesizleştirecek, ekonomimizi ve sosyal hayatı olumsuz etkileyecek eylemleri ve boykot çağrılarını doğru bulmuyoruz. Boykot, yerli ve milli üretimin, ticaretin, istihdamın ve vergi gelirlerinin altına mayın döşemek olur. Tüccarımızın, sanayicimizin, işçimizin alın terini, milletimizin geleceğini heba etmemeliyiz. Üreticisinden işletme sahibine, tedarikçisinden çalışanına, milletimizin her bir ferdine olumsuz yansımaları olacak çağrılara prim vermeyelim.
"Bu süreç itidalli bir anlayışla aşılacaktır"
ASO BAŞKANI SEYİT ARDIÇ:
Üretim ve istihdamın devamlılığı ekonomik bağımsızlığın temel şartlarındandır. Üretim, istihdam sağlayan firmalarımız için risk oluşturacak her türlü eylem ve boykottan kaçınmalıyız. İçinden geçtiğimiz bu zorlu sürecin, toplumumuzun tüm kesimlerini tatmin edecek itidalli bir anlayışla aşılacağına inancımız tamdır.
"Herkesi sağduyulu hareket etmeye davet ediyoruz"
İZTO YÖNETİM KURULU BAŞKANI MAHMUT ÖZGENER:
Ülkemizde ticari hayatın sıkıntılı günlerden geçtiği bu dönemde, üretim ve ticaret hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak her türlü çağrının bu bedelleri artırması ve gün sonunda hepimize olumsuz yansıması söz konusudur. Bu konuda herkesi sağduyulu ve sorumluluk bilinci ile hareket etmeye davet ediyoruz. Türkiye’nin en büyük gücü, krizleri yönetme becerisi ve toplumun ortak aklıdır. Şimdiye kadar nice badireleri atlattık, bundan sonra da diyalog ve sağduyu ile her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz. Bunun için demokrasiyi merkezimize almanın ve düşüncelerimizi yasal sınırlar içinde ifade etmenin hepimizin sorumluluğu olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum.
"Üreten güç hedef gösterilmemeli "
EBSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ENDER YORGANCILAR:
Ülkemizin üretim ve ticari hayatını olumsuz etkileyecek bildiriler konusunda itidalli olunması, ülkemizin üreten gücünün hedef gösterilmemesi gerekiyor. İşçisi, emekçi, öğrenci, çiftçisi, sanayicisi ve taciriyle hepimiz, toplumumuzun ayrılmaz parçalarıyız. Toplumu ayrıştırmadan sağduyu ile hareket etmeyi ortak bir sorumluluk olarak görüyorum.
"Ekonomik bağımsızlığımızı tehlikeye atan bir girişim"
MÜSİAD GENEL BAŞKANI MAHMUT ASMALI:
Bu çağrı, yerli ve milli sermayemizi zayıfl atmaya, ekonomik bağımsızlığımızı tehlikeye atmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir. Tüm vatandaşlarımızı bugün ekonomimize daha güçlü destek vermeye, yerli üretim yapan firmalara ve markalara sahip çıkmaya, alışverişlerini ertelemek yerine, Türkiye’nin ekonomik istikrarını korumak için ekonomiye katkı sağlamaya davet ediyoruz. Türkiye ekonomisi, üretim gücü, istihdam olanakları, ihracat odaklı büyüme modeli ve girişimcilerimizin azmiyle son yıllarda önemli bir ivme kazanmıştır. İş dünyamızın özverili çalışmaları sayesinde ülkemiz, küresel ekonomideki zorluklara rağmen istikrarlı büyümesini sürdürmektedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi iş dünyası, siyasi tartışmaların dışında tutulmalı ve tüm paydaşlar, ülkemizin refahı için ortak akılla hareket etmelidir.
"Ticaret durdurulmamalı"
TESK GENEL BAŞKANI BENDEVİ PALANDÖKEN:
Bu ekonomik zorlukta müşterisine hizmet etmeye çalışan esnaf ve sanatkara destek olunmalı ve ticaret durdurulmamalı. ? TESKOMB BAŞKANI ABDULKADİR AKGÜL Siyasi tartışmalar kendi zemininde kalmalı Ahi esnafımızı zor duruma düşürecek her türlü eylem ve söylemlerden uzak durmalıyız. Siyasi arenadaki tartışmalar kendi zemininde kalmalıdır. Asrın felaketi depremde, sel felaketlerinde, ekonomik daralma yaşanılan zamanlarda olduğu gibi bugünde esnaf ve sanatkarlarımıza her türlü desteği sağlamaya gayret edeceğimizi buradan ifade etmek istiyorum.
"Yerli markaları ve esnafı zor durumda bırakacak"
TÜRES GENEL BAŞKANI RAMAZAN BİNGÖL:
Bu çağrı ülkemiz ekonomisini hedef alırken, yerli ve milli markalarımız ile küçük esnafımızı zor durumda bırakacaktır. Bu çağrılarla Türkiye’deki farklı siyasi görüşlerden tüm esnafımız, üreticimiz ve işletmelerimiz hedef alınıyor. Milyonlarca insan, boykot yapılması istenilen o alışverişler sayesinde geçimini sağlıyor. Bu işletmelerimizin elektriği, suyu, çalışan ödemesi ve kirası var. Bu sebeple söz konusu çağrının karşısındayız. Bu durumun hiç kimseye bir faydası olmadığı gibi ekonomiye de zarar verecektir. Duyarlı vatandaşlarımızın yarın daha çok alışveriş yapmasını ve daha çok tüketmesini istiyoruz. Yerli ve milli markalarımıza tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki bu çağrıyı milletimiz sağduyusuyla boşa çıkaracaktır.
"Süreci bu boyuta çekmek akıl tutulmasıdır"
ASKON GENEL BAŞKANI ORHAN AYDIN:
Hukuki süreci de hukukçularınız ile yürütürsünüz. İnsanları sokaklara döküp karşı karşıya getirerek, ülkemizin ve milletimizin refahı için gece gündüz çabalayan üreticilerimizi hedef alarak süreci yürütemezsiniz. Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır. Bu tarz bir çağrı, talep ancak ülkemiz üzerinde emperyalist düşüncesi olan zihniyetlere ait olabilir. Dün bu tarz çağrıların kimler tarafından yapıldığını biliyoruz. Bugün hala ülkemize bu tarz boykotları uygulayanların kimler olduğunu biliyoruz. Belirli bir tarafı ve grubu kendi çıkarlarınız doğrultusunda konsolide edebileceğinizi düşünebilirsiniz fakat ülke ekonomisine zarar verecek olan bu çağrılara karşı milletimiz sağduyusu ile boşa çıkartacaktır.
"Şirketler siyasi tartışmaların parçası olmamalı"
SAMSUN TSO BAŞKANI SALİH ZEKİ MURZİOĞLU:
Bu, emeği sekteye uğratmaya yönelik her hareket, yalnızca firmalarımıza değil, sanayicimize, tüccarlarımıza, esnafl arımıza ve tüm vatandaşlarımıza zarar verecektir. Ayrıca bu tip çağrılar toplumda kutuplaşmalara da yol açmaktadır. Siyasetçiler süreçleri yönetirken ister muhalefette ister iktidarda olsun serbest piyasayı olumsuz etkileyecek hiçbir yaklaşımı doğru bulmuyoruz. İş dünyasının dinamikleri farklıdır. Üretimle, yatırımla, ihracatla, istihdam sağlayarak ülkenin gücüne güç katan şirketlerimiz günlük siyasi tartışmaların bir parçası haline dönüştürülmemelidir. Bu olaylarda hiçbir dahli ve suçu olmayan şirketlerimize boykot çağrısında bulunmak, bu kırılgan dönemde ülkemize zarar getirmekten ve istikrarı sekteye uğratmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Biz birleşmeden, uzlaşmadan yanayız. Tartışmaların değil, uzlaşının yanındayız.
"İşletmelerimize yönelik her türlü siyasi boykota karşıyız"
KONYA TİCARET ODASI BAŞKANI SELÇUK ÖZTÜRK:
İşletmelerimize yönelik her türlü siyasi boykota karşıyız. Bu tip çağrılar işletmelere olduğu kadar ülke ekonomisine de çok ciddi zarar verir.
"Ticarete olumsuz yansıyacak davranışlardan uzak durulmalı"
KONYA SANAYİ ODASI BAŞKANI MUSTAFA BÜYÜKEĞEN:
Enflasyonla mücadele ettiğimiz bu dönemde ülkemizin sanayi üretimine, ticari hayatına olumsuz yansıyabilecek her türlü davranıştan uzak durulmalı.
"Üretim siyasi tartışmaların parçası haline getirilmemeli"
BTSO BAŞKANI İBRAHİM BURKAY:
Üreten, istihdam sağlayan ve yatırım yapan şirketlerimizi hedef göstermek, ülkemizin ekonomik geleceğine zarar vermektir. Üretim ve ticaret, siyasi tartışmaların parçası haline getirilmemeli, emeğiyle ayakta duran, binlerce insanımıza iş imkanı sunan işletmelerimiz bireysel tepkilerin hedefi olmamalıdır. Unutulmamalıdır ki boykot çağrıları, en çok çalışanı, üreticiyi ve ülkemizi etkiler. Ekonomimizi ayakta tutan, dışa bağımlılığı azaltan ve istihdam oluşturan firmalarımızın boykot yoluyla cezalandırılması, uzun vadede ülkemize kaybettirir. Eleştiri, demokratik bir haktır ancak çözüm, yıkmak değil, birlikte daha iyisini inşa etmektir.
"Ticaret siyasi tartışmalara malzeme edilmemeli"
ADANA SANAYİ ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI ZEKİ KIVANÇ:
Şirketlerimizin sürdürülebilir büyüme ve küresel rekabet gücüne odaklanarak ülkemize katma değer sağlamaya devam etmesi, hepimizin ortak çıkarınadır. Ticaretin ve üretimin siyasi tartışmalara malzeme edilmesi yalnızca şirketlerimize değil ülkemizin ekonomik istikrarına da zarar verir.
"Böyle akıl dışı bir eylemi kabul edemeyiz"
ADANA TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI YÜCEL BAYRAM:
Dünyanın hiçbir yerinde siyasi bir eylem, üreten, istihdam sağlayan ekonominin can damarı olan işlemlerin zarar görmesi üzerine inşa edilmemiştir. Biz de bu boykot çağrısını protesto ediyor, siyasileri daha akılcı eylemler yapmaya davet ediyoruz. Ekonominin şah damarını kesmeye yönelik bu boykot çağrıları kimseye fayda sağlamayacağı gibi sadece tüccarımıza darbe vurmaktan öteye geçmeyecektir. Böyle akıl dışı bir eylemi kabul edemeyiz. Bir an önce işletmelerimiz üzerinden yapılmak istenen hareketlerden kaçınılması, tüccarımızın siyasi malzeme yapılmasından vazgeçilmesi önem arz etmektedir.
Ticaret Bakanı Bolat, esnafı ziyaret ederek alışveriş yaptı
Öğrencilerin başlattığı alışveriş boykotuna, hükümetten ve bakanlardan sert tepki geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ankara’nın Keçiören ilçesindeki esnaf ziyareti sırasında kahvaltı, daha sonra da alışveriş yaptı. Bakan Bolat, vatandaşlara alışveriş yapın çağrısında bulunarak, “Rakamları şöyle yükseltsinler ve Türkiye’de ticaretin büyüdüğünü göstersinler. İşverenlere de esnafa da çağrım o ki, kendi tüketimlerini de yarına bırakmasınlar. 2 Nisan, Türkiye ekonomisinde tarihi bir gün olacak. Yapanlar, üretenler kazanacak, yıkmaya, durdurmaya çalışanlar kaybedecek” dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Yerli ve milli markaları hedef alan sözde boykot çağrıları ancak toplumsal huzuru bozmakla sınırlı kalır” ifadesini kullandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise, “Huzurumuzu ve ekonomimizi hedef alarak attığınız her adımda hep kaybetmeye mahkumsunuz” açıklamasını yaptı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da, boykot adı altında yürütülen kirli söylemlerin, bu milleti yıldıramayacağını belirterek, “Aziz milletimiz neyin ne olduğunu bilir, ferasetiyle, basiretiyle her oyunu bozar” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, boykot çağrılarının asıl amacının Türkiye ekonomisine zarar vermek olduğunu belirterek, “Türkiye’ye, Türkiye’nin üretim gücüne, istihdamına, emekçilerine, esnafına, girişimcilerine, sanayicilerine, topyekun milletimize zarar verme teşebbüsüdür bu” şeklinde konuştu.