İMAM GÜNEŞ
ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye dahil 185 ülkeye karşılıklı gümrük vergisi uygulama kararı Türkiye’nin ihracatında da yeni rota çizebilir. Türkiye için yüzde 10 olarak uygulanacak gümrük vergisinin özellikle Asyalı rakiplere nazaran düşük olmasını avantaj olarak değerlendiren ihracatçılar, Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere büyük pazarlarda büyümenin olumsuz etkileneceğini, bunun Türkiye'ye olumsuz yansıyabileceğini öngörüyor.
Bir diğer risk ise Çin’in alternatif pazarlara agresif fiyatlarla girmesi. İhracatçılar, fiyat rekabetçiliğini yeniden kazanacak koşulların oluşması gerektiğine dikkat çekiyor.
Rekabetçilik önem kazanacak
Trump’ın açıkladığı vergileri mevcut koşulda Türkiye için olumlu olarak değerlendiren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, şunları söyledi: “Türkiye’ye uygulanan ek tarifelerin Asya ülkelerinden düşük olmasının ABD’ye ihracatta avantaj sağlama potansiyeli var. Ancak bunun için öncelikle rekabetçilik koşullarımızı iyileştirmemiz gerekiyor. Son yıllarda ABD’de rakiplere göre yüzde 50-60 pahalı olduk. Halihazırda ödediğimiz vergiler var. Ek vergilerle birlikte yine de Çin’e karşı en az yüzde 25’lik vergi avantajımız oluşacak. Fiyatlarda da rekabetçi seviyeye gelirsek ihracatımızda kısa zamanda hedefl erimize ulaşabiliriz” dedi. Çin’in vergi sonrası AB başta olmak üzere pazarlarımıza agresif fiyatlarla saldırabileceğine dikkat çeken Gültepe, büyümenin olumsuz etkileneceğini belirterek, “Bu durum en büyük pazarımız AB’ye ihracatımıza negatif yansıyabilir” dedi.
“Kaostan avantaj elde edebiliriz”
Yeni tarifelerin küresel enfl asyonu artırabileceğine değinen İKMİB Başkanı Adil Pelister, “ABD’nin küresel ticaret savaşı atağı kaos gibi görünse de biz bu kaostan avantaj elde edebiliriz. Orta ve uzun vadede doların değerinin aşağıya düşmesi yanı sıra Euro’nun yukarı çıkması muhtemel olabilir. Bu durum bizim en çok kimya ihracatı yaptığımız AB ile ticaretimizde parite farkından dolayı olumlu etki yaratabilir. Yeni küresel ticaret savaşları Türkiye için bir fırsat olabilir. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve yeni serbest ticaret anlaşmaları sektörümüz için büyük fayda sağlayacaktır.”
Otomotivde Çin riski oluşabilir
Türkiye’ye baz seviyede ilave gümrük vergisinin otomotiv üretiminde kullanılan bazı parçalar için geçerli olacağını söyleyen OSD Başkanı Cengiz Eroldu, bir kısım tedarik sanayi açısından göreceli bir avantaj oluşmasının beklenebileceğini kaydetti. Motorlu kara taşıtları ve ana komponentler için tüm ülkelere getirilen yüzde 25 ilave gümrük vergisinin ABD’ye ihracatta ülkeler arası rekabetçilikte değişim yaratmayacağını belirten Eroldu, “ Uzun vadede ABD’de yatırım kararlarını destekleyici etki yaratılması söz konusu olabilecektir” diye konuştu.
TAYSAD Başkanı Yakup Birinci de, yeni vergilerin kısa vadede Türkiye’ye ABD pazarında avantaj sağlayabileceğini ancak uzun vadede riskler taşıdığını belirterek, “Bu düzenleme, kısa vadede ABD’deki konumumuzu korumamıza katkı sağlayabilir. Ancak Çin’in agresif ihracat stratejileri nedeniyle üçüncü ülke pazarlarında daha sert bir rekabetle karşılaşabiliriz” dedi.
Çelik ürünleri muaf tutuldu
Çelik ürünlerinin vergilerden muaf olduğuna dikkat çeken Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler, “Vergiler, Section 232’ye tabi ürünler hariç olarak uygulanacak. Bizim için önemli olan AB’nin hammadde özelinde uygulayıp uygulamayacağı net olmayan ürünlerde. AB’nin ihraç ettiği 25 milyon tonluk hurdanın 13 milyon tonu Türkiye’ye geliyor. Eğer AB bu ürünleri de kapsayan yüzde 20’lik vergiyi uygularsa biz hammaddeye daha uygun fiyatlarla erişebiliriz” dedi.
“ABD zor pazar, sabır gerekli”
Yeni vergilerin Türkiye’ye avantaj sağlayabileceğini aktaran EHKİB Başkanı Burak Sertbaş, ancak sektörün zorlu bir süreçten geçtiğini belirtti. ABD’nin zor bir pazar olduğunu kaydeden Sertbaş, “Sabır ve emek gerektiriyor. Fiyat rekabetçiliğini sağlamamız lazım. Çin her koşulda bir yolunu bulacaktır. AB’ye de daha agresif fiyatlarla yönelecektir. AB’nin ihracatı azalırsa bizim de AB’ye ara mal ihracatımızı olumsuz etkilenebilir” dedi.
Halıda karşılıklı sıfırlama önerisi
İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) Başkanı Ahmet Hayri Diler, artık yüzde 10 vergiye tabi olduklarını, halı ihracatında karşılıklı gümrük vergilerinin sıfırlanması gerektiğini dile getirdi. Diler, “ABD, halıda Türkiye’nin en büyük müşterisi. Asıl avantajımız, Hindistan’a yüzde 26, Pakistan’a yüzde 29 ve Bangladeş’e yüzde 37 vergi uygulanması. Onların yüksek vergileri elimizi güçlendirecek” dedi.
■ “Doğru strateji ile küresel rekabette öne geçebiliriz”
Trump yönetiminin vergi politikasının, ilk etapta küresel ticareti daha pahalı hale getireceğini ve dünya ekonomisinin büyüme hızını yavaşlatacağını belirten DEİK Başkanı Nail Olpak, “Ülkemize uygulanacak yüzde 10 gümrük vergisini diğer ülkelere kıyasla bir avantaja dönüştürerek, doğru stratejiyle küresel ticaret rekabetinde öne geçebiliriz. Türk iş dünyasının önünde riskler kadar fırsatlar da söz konusu olabilir. ABD’ye satış yapan ülkeler, Türkiye pazarına veya Türkiye’nin satış yaptığı pazarlara daha rekabetçi girmeye yönelik adımlar atabilirler. AB başta olmak üzere küresel rakiplerimiz ticaret ve yatırım ilişkilerinde pozisyonlarını değiştirebilirler. Bu riskleri iyi okuyup fırsatlara odaklanmalıyız. Örneğin, yüksek tarifeye maruz kalan Asyalı fi rmalar için Türkiye bir yatırım üssü olabilir ve daha düşük tarife ile ABD pazarına erişebilirler. Avrupa ile mevcut ekonomik ortaklığı da güncellenen bir gümrük birliği ile daha üst seviyeye çıkarılabilir.”
■ “Çin, Türkiye’ye yatırımını artırabilir”
Trump’ın yüksek tarife artışı yaptığı ülkeler için GSYİH’da düşüş olacağına değinen İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Genel Sekreteri Çiğdem Nas, Türkiye’nin en fazla etkilenecek ülkeler arasında olmasa da ABD’ye karşı ticaret fazlasının azalabileceğini dile getirdi. Çin gibi en fazla etkilenecek ülkelerin farklı ihracat stratejilerine yönelebileceğini söyleyen Nas, şöyle devam etti: “Sübvansiyonlar, alternatif pazar arayışları, ABD pazarına erişim için daha fazla yatırımın ABD’ye gitmesi söz konusu olabilir. Çin, AB pazarını da hedefl eyeceği için Gümrük Birliği’nin avantajlarından faydalanmak için Türkiye’ye yatırımı artırabilir. Korumacı önlemler daha agresif ihracatı önlemek için kullanılacaktır. Türkiye ve AB açısından baktığımızda Gümrük Birliği’nin güncellenme süreci daha da gecikebilir.”