MEHMET KAYA/ANKARA
TEPAV Program Danışmanı Hakan Yılmaz imzasıyla yayınlanan değerlendirme notunda Hazine’nin nakit dengesindeki zorlanmaya dikkat çekildi.
Ocak-şubat döneminde Hazine nakit açığının bir önceki yıl aynı döneme göre yüzde 49,4 artarak 602,6 milyar TL’ye ulaştığına işaret eden Yılmaz, “Hazine, mart ayının son çeyreğinden itibaren ilave önlemlerle nakit kullanımını sınırlandırmaya çalışıyor. Harcamacı kurumlarla olan görüşmelerinde bazı haftalar sadece vergi ve SGK prim ödemelerini önceliğine alan bir şekilde nakdi serbest bırakıyor. İzleyen günlerde ilave sıkılaşma önlemleri kaçınılmaz görünmektedir” yorumunu yaptı.
Çalışmada, önceki yıllarda da sıklıkla gözlenen bütçe dengesi ile nakit dengesi arasındaki farklılaşmanın devam ettiğine vurgu yapıldı. Şubat sonunda kümülatif bütçe açığının yüzde 34,1 üzerinde bir nakit açığının gerçekleştiği, geçen yıl yaşanan farkın daha üzerinde olduğuna işaret edildi.
Çalışmada, risk olarak dikkat çekilen Hazine nakit dengesindeki bozulmaya, önceki yıllardan devralınan deprem ödenekleri, 2024’te gerçekleşmiş ama henüz tahakkuk etmemiş özellikle DSİ ve Karayolları olmak üzere kamu yatırımlarının harcamaları, KİT görev zararları, SGK başta olmak üzere cari transferler, bütçe gelir ve harcamalarındaki bozulmanın katkı verdiği kaydedildi. Toplamda 1,15 trilyon TL düzeyindeki deprem ödenekleri Hazine’nin nakit açığını zorlamaya devam edecek.
Hazine, borçlanma planının yüzde 78 üzerinde borçlandı
Hazine’nin borçlanmasından da bazı olumsuz sinyaller geliyor. Hakan Yılmaz çalışmasında, kamu yatırımlarında önceliklendirme, harcama programının gözden geçirilmesi gibi çalışmaların henüz sonuç vermediğine vurgu yapılarak, Ocak-Mart 2025’te borçlanma programlarındaki sıradışı sapmaya dikkat çekti. Çalışmada, “239 milyar TL seviyesinde programlanan net borçlanma yüzde 78,5 seviyesinde saparak 427 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Sapma, ağırlıklı olarak döviz cinsinden yapılan borçlanmalardan kaynaklandı. 114 milyar TL net dış borç ödeme pozisyonunda 16 milyar TL’ye düşmüştür. Hazine, programlananın aksine dış borçlanma suretiyle kur kaynaklı piyasa riskini üstlendi. Borçlanma dışı özellikle Hazinenin Kasa/Bankasında programlananın üstünde bir kullanım oldu (yüzde 297) ve Hazine mevduatı azalmaya başladı. İlk iki ayda 284 milyar olarak programlanan finansman tutarı yüzde 112 sapmayla 603 milyar TL’ye çıktı” bilgisi verildi.
“Yılın ikinci yarısında likidite riski artacak”
Hazine’nin borçlanma programının faktörleri yeterince dikkate alınmadan yapıldığı izlenimine dikkat çekilen çalışmada, “2025 yılının ikinci yarısına yaklaşılırken ekonomik programa olan güvenin azaldığı bir ortamda, geçen hafta yaşanan gelişmelerle birlikte (İmamoğlu’nun tutuklanmasına giden süreç), 2025 yılında bütçe hedeflerine ulaşmanın zorlaştığını, nakit açığının ise öngörülenin üzerinde artmaya başladığını görmekteyiz. Bu ise izleyen dönemde Hazinenin piyasa riski (kur ve faiz) ile likidite riski baskısı altında hem daha yüksek seviyelerde borçlanması hem de borçlanma maliyetlerindeki artışla finansman giderlerinde belirgin artış yaşanması anlamına gelmektedir” uyarısı yapıldı.